İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

E V R E N V E B İ Z

11 Temmuz 2026, Cumartesi 18:19

Cevabı geleceğe bırakılan bir soru.Kanımca insan bütün olarak bakıldığı zaman (sekiz milyar civarında ki canlı) henüz ilkel duyuların etkisinden çıkamamış çıktığı sananların ise aslında içinden çıktığı topluluğun en fazla zıttına veya biraz farklı kenarından başka konumda da değil.

 

Gerçek insan olarak,  diğer canlılardan sıyrıldığımız süreci geçeli bir insana göre uzun ancak dünyaya göre çok kısa zaman geçti. Bu kadarcık sürede böylesine sorulara cevap bulmamız mümkün değil. Sadece bir kaç asır öncesinin sıradan değil ileri bireylerine bakarsak şimdi bildiğimiz bilgilerin çok azına sahip idiler  ve düşünce dağarcıkları da o nisbetle düşüktü,yakın geleceğin ileri insanı ile bizim durumumuzda bundan farklı olmayacak. Bütün bu olguları gözününe alınarak baktığımızda; madde (her türden fiziken var olan) çok çeşitli varyasyonları olan,sandığımızın ötesinde de özelliklere haiz ancak var olmasının kökleri açısından belirsizliğini inatla koruyan bir fenomen. Bildiğimiz anlamda maddenin ve bu maddenin en ileri görüneni canlıların içinde var olmanın farkındalığı ile insan bu kıskaç  içinde, "gerçek madde"yi kavraması imkansıza yakın ancak atması zorunlu bir adım. Neyi anlatmak istiyorum? Bir deniz canlısı düşünün ;bütün bildiği okyanuslar,denizler ancak kara hakkında bilgisi yok denecek seviyede gökyüzünü ise kavrayamaz bile hele güneş sistemi veya içinde yaşadığı Samanyolu vs ise hayalini bile yakalayamaz...

Suda ki balık misali ancak maddenin içinde yaşayabildiğimiz kısmının en uygun aralığına denk düşen bölümü içinde çırpınıyoruz.Gelecekte erişebilmeyi umduğumuz maddenin diğer biçimlerini çözmeye başlarsak belki ilksel maddenin kökenine doğru yaklaşımlarda bulunma olasılığı belirir. Şimdilik böyle bir konumda değiliz,ancak ilk defa maddenin yarattığı bir varlık kökenlerini araştıran bilgi düzeyine ulaştı.Aslında yaşadığının farkına varan ilk insanlardan beri bu soruya cevap arandı o vakitlerde bu soruya binlerce geldikleri düzeye uygun cevap üretildi . Bu cevaplar incelenirse görülecektir ki din olgusu bu sorunun en kaba ve de en kolaycı cevaplarından biridir ama günümüz insanının ileri kesimleri bu cevapları yetersiz ve sığ buluyor fakat tatmin edici sağlam temellisini de veremiyor.Kesin olan bir şey varsa o da gidilen yolun geri dönüşü mümkün değildir ya evrenin kapılarının anahtarını bulup dışına çıkarak gerçek özgürlüğe ulaşacağız ya da bu evrenin doğurduğu trilyonlarca çocuğu gibi bu evrene yem olacağız!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum