Ergün Kurt yazdı: Emeğin yeni umudu Çağdaş-Sen
28 Ekim 2026, Çarşamba 22:27
Sendikal mücadelede yeni bir anlayış, yeni bir umut, yeni bir başlangıç...
Türkiye'de sendikal hareketin yeni bir sese, yeni bir anlayışa ve her şeyden önemlisi emekçinin iradesini esas alan demokratik bir yapılanmaya ihtiyacı olduğu tartışılmaz bir gerçektir.
İşte böylesi bir dönemde, Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası'ndan ayrılan deneyimli sendikacıların öncülüğünde kurulan Çağdaş Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (Çağdaş-Sen), emek dünyasında yeni bir umut olarak karşımıza çıkıyor.
Bu yeni sendikal hareketin öncülüğünü ise yıllarını işçi haklarına ve sendikal mücadeleye vermiş deneyimli bir isim, Genel Başkan Bayram Özkan yapıyor.
Bayram Özkan, sendikal mücadeleye yabancı bir isim değil. Belediye-İş Sendikası'nda yedi yıl Kocaeli Şube Başkanlığı, yaklaşık yirmi yıl da Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, sendikacılığın mutfağından yetişmiş bir emek insanıdır.
Ancak onun yeni bir sendika kurma kararı alması, yalnızca bir görev değişikliği olarak değerlendirilmemelidir.
Çünkü Bayram Özkan'ın ortaya koyduğu en önemli anlayışlardan biri, sendikaların kişilerin ve ailelerin değil, işçilerin örgütü olması gerektiğidir.
Sendikalar kimsenin babasının malı, kimsenin aile şirketi ve hiç kimsenin ömür boyu oturacağı makamlar değildir.
Nitekim Çağdaş-Sen'in genel başkanlık görevini iki dönemle sınırlandıran yaklaşımı, sendikal demokrasinin güçlendirilmesi açısından son derece anlamlıdır.
Bu anlayışın özü çok açıktır: Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan emek mücadelesidir.
Bayram Özkan ve yol arkadaşlarının başlattığı bu hareketin bir başka önemli özelliği de Türkiye'nin dört bir yanında örgütlenmeyi hedeflemesidir.
Belediyelerde çalışan, alın teri döken, kentlerin temizliğinden altyapısına, parklarından sosyal hizmetlerine kadar yaşamın her alanında emek veren işçilerimizin güçlü ve bağımsız sendikal örgütlenmeye ihtiyacı vardır.
Çünkü emekçinin hakkını savunmak yalnızca toplu iş sözleşmesi imzalamak değildir.
Sendikacılık; işçinin sofrasındaki ekmeği büyütmek, iş güvencesini sağlamak, eşit işe eşit ücret ilkesini savunmak ve işçinin onurunu korumaktır.
Çağdaş-Sen'in başarılı olabilmesi için ortaya koyduğu demokratik ve katılımcı anlayışı uygulamada da göstermesi gerekmektedir.
Genel Başkan Bayram Özkan'ın uzun yıllara dayanan tecrübesinin, genç ve dinamik sendikacılarla birleşmesi, bu yeni hareketin en önemli gücü olacaktır.
Ancak unutulmamalıdır ki sendikaları güçlü yapan genel başkanların makamları değil, üyelerinin inancı ve örgütlü mücadelesidir.
Bugün Türkiye'de ihtiyaç duyulan sendikacılık, koltuk sendikacılığı değil, emek sendikacılığıdır.
İşçinin sırtından yükselen değil, işçiyle omuz omuza yürüyen bir anlayıştır.
Çağdaş-Sen'in bu ilkeler doğrultusunda büyümesi, yalnızca kendi üyeleri açısından değil, Türkiye'deki sendikal hareketin geleceği açısından da önemlidir.
Bizler de emeğin, alın terinin, hak ve adalet mücadelesinin yanında olan her demokratik girişimi değerli buluyoruz.
Bayram Özkan ve yol arkadaşlarının başlattığı bu yeni sendikal hareketin, Türkiye'de sendikacılığa yeni bir soluk ve yeni bir heyecan getirmesini diliyorum.
Çünkü işçinin güçlü olduğu yerde demokrasi güçlüdür. Emeğin değer gördüğü yerde toplumsal barış vardır.
Çağdaş-Sen'in yolu açık olsun!


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum