L A M P R O İ T E P İ P E BİR
01 Temmuz 2026, Çarşamba 19:09Değerli arkadaşlar ; bu yazıda pek çok yazıda bahsettiğim ve elmas ile diğer değerli taş ve maden barındıran Lamproite pipe ( lamproite bacaları) hakkında biraz daha fazla detaylı bilgiler bulacaksınız. Yazı belli bir kişiye ait değil çok sayıda araştırmacının yazılarından derlenip yazanın mantığı ile birleştirilmiş şekli olduğu söylenebilir…
Yazının sırası biraz bozuk gelebilir ne yazık ki Türkçe döküman bulmak çok zor hatta yok gibi. Bu nedenle yazının bütününü okumanızı tavsiye ederim kimbilir işinize yarayacak bilgi herhangi bir bölümde bulunabilir. Yazıda mümkün olduğunca farklı kaynaklardan bilgi aktarmaya ve açıklamalı yapmaya gayret sarf edeceğim ancak takdir edersiniz ki her kelimeyi açıklamaya kalkarsak yazının hacmi çok artacaktır.
Bu kadar açıklama yeter, konuya girelim. Kimberlite ve Lamproite jeolojik oluşumlarını ( aslında birde Lamprofir pipe larıda ilave etmek gerekir bu konu ile ilgili bir yazı hazırlamayı düşünüyorum) birer özel volkan (yanardağ) olarak düşünebiliriz.
Kimberlite adı ilk defa bulunduğu yerin yakınındaki kasabadan adını almıştır.Bu yer Güney Afrika dadır.
Kimberlite bacaları dünyanın pek çok yerinde bulunmuştur, uzun zaman dünya elmaslarının tek kaynağı olduğu düşünülmüştür ki bu durum özellikle bizim gibi ülkelerde hala doğru kabul edilmektedir. Bu nedenle başıma çok sorun gelmiştir ne yazık ki bizim insanlarımız bilim alanında bile olsa okumayı sevmiyor güncel gelişmeleri takip etmiyorlar! Hala çoğu “uzman kişi “ Türkiye’de “elmas yoktur “ derken bu eski bilgi ile bunu yapıyor. Çünkü gerçektende Türkiye’de tespiti yapılmış kimberlit bacası yoktur. Fakat bu durum bile değişebilir özellikle doğu ve güneydoğu anadolu'da bulunma olasılığı mevcuttur.
Lamproit lere gelince gerek yabancı uzmanlarca gerek yerli uzmanlarca bizde pek çok olduğu bilinmektedir ve bu konularda yazılmış çok sayıda bilimsel makale mevcuttur.Zaman zaman bu konularda ekte belgeleri ile yazı paylaştım.Ayrıca kendimde sadece kendi çabamla 17 ( on yedi adet) lamproite buldum…
Peki bulduklarımın lamproite olduğundan nasıl emin oldum? Değerli arkadaşlar bu konuyu da biraz açıklayayım.
Birinci olarak bu sahalarda uzun yıllar süren aramalarım neticesinde sadece lamproite ve bir kısmı da meteor impact bölgesinde var olabilecek özel mineraller buldum. Her bulduğumu açıklayarak yazıyı uzatmak istemiyorum.Ancak kritik olanları yazayım.
1-) “ STİSHOVİTE“ adlı mineral buldum. Bu mineral elmastan sonra doğada en yüksek sertliğe sahip mineraldir ve sertliği 9.5 dir.Özgül ağırlığı da yüksektir. Dünyada bu mineralden çok çok az bulunmuştur ve benim bulduğum tarihte dünyada bulunanlar içinde en büyüğü dür.( büyük değince sadece birkaç santim) Bu taşı günlerce sertliği yüksek ( dokuzun üstünde idi) özel disklerde deneme yaptın hep diski yedi kendisi asla etkilenmedi ve ısınmadı.Ben yıllarca taş işledim ( sadece amatörce) ve sertliği 7- 8 -8.5 taşları işledim kısacası konuya yabancı değilim.Kısacası bulduğum taş doğrudur.
2-) BALLEN KUVARS : bunlarda son derece nadir bulunur ancak stishovite kadar da nadir değildir.Yukarıda yazmayı unuttum gerek bu taş gerek stishovite Türkiye'de ilk defa bulunmuş olmaktadır.
Ballen kuvarslar son derece küçük kürecikler halinde bulunur. Gözle tespit edilemez . Ben bunları lup ile buldum. Bilerek araştırdım çünkü bu mineraller hakkında önceden bilgi edinmiştim. Özel olarak araştırılmadıkca tespit edilmesi bile zordur. Bu iki taş hakkında pek çok konu ile ilgili bilim insanlarımızla görüştüm biri hariç inanan olmadı özellikle umut edip görüştüğüm Prof.Celal Şengül ‘ün son sözü şu oldu “ ben bulamadım sen nasıl bulabilirsin?”
3-) NATURE GLASS : Aslında bunlar doğal cam. Fakat bazı doğal camlardan da farklı. Örneğin obsediyen kayacı doğal cam sayılır. Ancak benim bulduklarım renkli ve oluşabilmesi için çok yüksek ısı ve basınç gerektiren yapıda.Yukarıdakilerin de oluşabilmesi için iki şekli olabilir ya bir lamproite patlaması ya da meteor patlaması.Burada konunun daha anlaşılır olması için ; aslında bu taşların “diaplektik glasss” olduğunu düşünüyorum. Bu doğal cam türü çok nadir bulunur. Bunlar çok yüksek basınçlarda (30 G PA ) katı halden erimeden amorf yapıya geçerler dış görünüşleri değişmez ancak özellikle diğer camlarda olan gazlar da bulunmaz.
4-) Diğerlerine değinip geçiyorum.Çeşitli cins garnetler ve en önemlileri de “pirop garnet “ ile “uvarovite garnet” ; Melenite minerali ; yüksek oranda wolfram ; yüksek oranda civa .
Değerli arkadaşlar bu yazıyı kendimi övmek için yazmadım.Tekrar yazıyorum ki tarihe not düşülsün yapılan çalışma boşa gitmesin. Defalarca yazdığım gibi Türkiye çok özel bir coğrafyaya sahiptir ve inanın ki çok sayıda değerli taş ve madene sahibiz sadece aramasını bilmiyoruz ve arayanlarada yardımcı olacak sistem kuramamışız.
Tekrar konumuza dönelim.
LAMPROİTE BACALAR :
dünyanın manto tabakasına ait ( kökenli) olduğu düşünülür.Buradaki kayaçlarda düşük alüminyum ve sodyum bulunur ( elbette diğer kayaç çeşitlerine göre böyledir) bu kayaçlarda yüksek magnezyum bulunur ayrıca “UYUMSUZ ELEMENTLER” ce de zenginleşmiştir.
UYUMSUZ ELEMENTLER : Bu biraz karışık konu.Açıklamaya çalışayım.Jeolojide uyumsuz elementler denince akla gelenler şöyledir; Potasyum ; Rubidyum ; Sezyum ; Stransiyum ; Baryum ( bu yazılan elementler “büyük iyonlu yarıçapa ” sahip litofil elementler olarak adlandırılır. Bunun diğer grubu ise” yüksek alan kuvveti olan “ elementler olarak isimlendirilir.Bunlarda şu elementlerdir ; ZİRKONYUM ; HAFNİUM ; NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ ; TORYUM ; URANYUM ; TANTAL
Son yazılanlar yüksek elektrik yüküne sahiptirler . İşte bu iki gruba “uyumsuz elementler” denir. Uyumsuz elementlerin iyon yarıçapı büyüktür ve bu nedenle katı maddelerle ( mineral veya elementler ile ) kolay bileşik yapamazlar ( uyumsuzdurlar) ve ayrıca da bu sebepten magmanın sıvı kesiminde yoğun olarak bulunurlar.
Peki, uyumsuzluğun temel sebebi nedir ?
Bir elementin eğer elektrik yükü nötr değilse ya “ + değerlikli “ ya da “— değerlikli” olur. Şayet artı değerlikli ise KATYON , eksi değerlikli ise ANYON denir. Şöyle bir bilgiyi araya koyalım; eksi yüklü olanlar her zaman en geniş mekanı işgal ederler ( uzay da fazla alan işgal ederler) ve bu atomun çapı büyür. Elektronlar aslında bir küçük parçacık değil çok küçük bir bulut gibidir. Eğer bir alanda iki elektron varsa aynı yüke sahip oldukları için birbirini iterler. Bu durumda iki elektron arasında mesafe açılır ( fazlalaşır) sonuç olarak da iyon yarıçapı anormal büyür.
Aynı durum artı değerlikli olanlar içinde geçerli olmasına rağmen iyon yarıçapı çok büyük olmaz. Bunun nedeni şudur; artı yüklü bulutsu daha küçük alanı işgal eder ve sonuçta iyon yarıçapı daha ufak olur. Bu durum mineraloji çok önemlidir zira bazı değerli taşların farklı renk alma sebebini teşkil eder.( elbette nötr durumdaki minerallerde farklı renklere sahip olabilir ancak özellikle kuvars taşında bazen kırmızı bazen yeşil bazen sarı renk sebebi aynı taş olmalarına rağmen bünyeye giren demir iyonlarının farklı değerlikte olmaları yüzünden bu farklı renklenmeler olur.)
Şimdi başlangıç bilgilerine tekrar dönersek ; lamproite kayaçlarında uyumsuz element çok yoğun olur meselesini daha iyi anlamış oluruz.
Lamproite kayaçları coğrafya olarak bakıldığında geniş olduğunu görürüz fakat hacimler hep küçük olduğundan yerkabuğundaki kapsadıkları alan küçük olmaktadır ( mesela kuvarsa veya özellikle feldispatlar a göre)
Lamproite ler Kimberlite larin tersine olarak değişik jeolojik devirlerde oluşmuş olabilirler.Kimberlite ler sadece “ ARKEAN KRATONLARINDA “ bulunur .Mecburen açıklama ;
ARKEAN ( ARKEEN diye de yazılır) : Dünyanın günümüzden 4 milyar yıl öncesi ile 2.5 milyar yıl öncesini kapsayan jeolojik zaman dilimine verilen addır. Bu zamanda atmosferde serbest oksijen yoktu ve canlılık bu zamanda başlamıştı. Dünya sular ile kaplı idi ve bildiğimiz kıtalar yoktu. İlk kıtalar yeni oluşuyordu ve sular altında idi. Bu dönemden günümüze çok az materyal kalmıştır. Kraton derkende bu ilk oluşan kara parçaları anlatılmak istenmiştir.
Devam edelim. Kısacası kimberlite ler çok çok uzun süre önce olmuş ve artık bitmiştir. Bir tek kimberlite patlaması milyonlarca nükleer patlamaya eşit sonuca yol açacak kadar büyüktür.
Lamproite bacalar ise ( bu yazılanlar da zamanla değişebilecek bilgiler olduğunu hatırlatayım( çok değişik jeolojik devirlerde oluştuğu düşünülmektedir. Bunlar “ PROTERZOİK” ten “ PLEİSTONCE” ye kadar olabilmektedir.Tekrar açıklama ;
PROTERZOİK : Dünyanın günümüzden 2.5 milyar yıl ile 538 milyon yıl arasındaki zamana verilen addır. Anlamı “çok eski yaşam” dır. Bu dönemde ilk defa kompleks canlılar oluşmuştur. İlk defa atmosferde oksijen oluşmaya başlar, bilinen ilk buzul dönemi olduğu ( Kar Topu Dünya adı verilir) kabul edilir ve ilk fosilin bulunduğu zamandır.
PLEİTONCE : Günümüzden 2.8 milyar öncesinden 11.000 yılına kadar dönemi kapsar. Bu uzun dönemde canlılık hızla gelişip çeşitlenmiştir ancak çeşitli jeolojik felaketlerde yaşanmıştır birkaç defa dünya buzul dönemine girip çıkmıştır. En son 11.000 yıl önce buzul dönemi sona erdiği ve insanlığında hızla çoğalıp kendini geliştirdiği kabul edilir.
Yukarıdaki bilgileri toparlayalım ; Kimberlite ler çok eski oluşumlardır oysa lamproite ler ise yakın zaman diyebileceğimiz dönemde de oluştuğu yeni bilgiler arasındadır.Özellikle Antartika Kıtasında bulunan “GAUSSBERG VOLKANI” çok önemlidir.Bu yanardağın 5.600-6.000 yıl önce oluştuğu kabul edilmiştir.Fakat bu yanardağ sıradan bir yanardağ değildir.Bu yanardağın kayaçları ve özel mineralleri bunun lamproite olduğunu göstermektedir.
Not : Yazıyı burada keseyim devamını paylaşacağım.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum