METAMORFİK KAYAÇLAR
18 Temmuz 2026, Cumartesi 15:14METAMORFİK KAYAÇLAR: dönüşüme uğramış kayaç anlamındadır (meta bir ön ektir” ötesi “ gibi anlam katar.). Bilindiği gibi yeryüzündeki bütün kayaçların (minerallerinde) esas kaynağı yerin derinliklerinde ki lav tabakasından gelir (uzaydan gelen meteorlar da kaynaktır, ancak talidir.) işte yerin çok derinliğinde ki bu katmana “plüton “ denir sebebi mitolojideki yeraltı tanrısından gelir. Buradan çeşitli yollarla yeryüzüne ulaşan (yanardağ,kimberlit baca, Lamproite baca, lamprophyre baca, depremler, kıta hareketleri vb.) lavlar ya çok yavaş yada daha hızlı soğuyarak kaya haline gelir bunlara magmatik kayaçlar demiştik bu kayaçlar dışarı çıktığı şekilde kalamazlar. Bunlar çeşitli etkenler nedeni ile başkalaşım (dönüşüm) geçirir ve yeni kayaç ve MİNERALLER oluşturur. Bu süreçler oldukça karışıktır ve tümüyle anlaşıldığı söylenemez. Şunu bilmek gerekir ki zaman en önemli faktördür daha sonra sırası ile sıcaklık, basınç, dönüşüme uğrayacak Kayacın kimyasal ve fiziksel yapısı gibi etkenler söz konusudur.
Bizler için bu kayaç türlerini,oluşum süreçlerini bilmek çok önemlidir. Buna sebeb bu kayaçların bizim için çok önemli olan pek çok mineral ve değerli taşı ihtiva etmesidir.
Metamorfik süreçler içinde yapısal ve dokusal değişimlere uğrayan kayaçlar da toplam kimyasal bileşim ayni kalır.(başlangıçta toplam ne kadar Sİ, O, C, K, P, Mg vs. varsa sonunda yine ayni miktardadır) fakat bu süreç içinde o bölgede var olan mineral ve kayaç değişir yani yeni kayaç ve MİNERALLER oluşur.İşlem oluşmadan önce sonradan değişikliğe uğrayacak kayaca “köken kayaç” denir. Metamorfizma genelde 250-300 derece ile 700-800 derece de olur. Sıcaklığın değişken olma sebebi derinlikle alakalıdır, zaten metamorfizmanın oluşumu tektonik hareketler sonucu bir bölgenin yerin dibine doğru dalması (bunun çok çeşitli biçimleri vardır çarpma ,dalma,kıvrılma vs.) ve yerin derinliklerinde ZAMAN, ISI, BASINÇ sebepleri ile köken kayaçların değişime uğramasıdır. Bu işlemin en üst durumu köken kayacın mağma ile temasa geçmesidir ki artık bu aşamada köken kayaç eriyerek magmaya katılır bu konumuz dışıdır.
NOT: Normal olarak km de 15-20 derece sıcaklık artar, ancak bazı yerlerde 10 derece artar, örnekleyelim 20 km batma sonunda sıcaklık 300-500 dereceyi bulur. Ancak sadece sıcaklık değil basınçta artar, mesela 10 km derinlikte 2.6 kilo barlık basınç oluşur 50 km de 15 kilo barlık basınç vardır. Fakat basınç tek tip değildir birde “STRES” denilen çeşidi vardır. Bu da mineralin yapısına bağlı olarak farklı etkiler gösterir yani ufalanma, kıvrılma, yapraklanma gibi ayrıca minerali oluşturan bileşenlerin tane boyutu küçülür, basıncın sebebi kayaçların ağırlığıdır. Stresin bir sonucu da ısı enerjisidir. Sürtünme etkisi ile ısı ortaya çıkar yeni bileşiklerin oluşumunda rol oynar, birde “AKIŞKAN FAZ BASINCI” denilen basınç vardır, bununda sebebi sudur. Sıcak ve hareketli su derinlerde kaya basıncı kadar rol oynar. (OH-biçimindeki yapıya “kristal suyu” denir bu yeni minerallerin oluşmasında önemli rol oynar fakat bu etki yüzeye çıktıkça önemini kaybeder.
Metamorfik süreçte diğer etken köken kayacın yapısı demiştik. Bunu açalım; garnet minerali oluşurken köken kayaç ağırlıklı olarak karbonatlı bir bileşime sahip se meydana gelen garnetler kalsiyumlu garnet olacaktır.( yani grossular,andradite garnet oluşur) ancak aynı kimyasal yapıya sahip olan köken kayaçlar farklı ısı ve basınç etkisi ile farklı MİNERALLER oluşturacaktır.
Oluşum biçimlerini inceleyelim ; bunlar;
1-) Yeniden kristalleşme
2- Yeni mineral oluşumu (burnunda değişik biçimleri var)
3-) Meta farklılaşma.
4-) Metasomatizm .
5-) ANATEKS ( yani erime)
1-)YENİDEN KRİSTALLEŞME :
süreç sonunda kayaçta bulunan kristallerin ayrışmaya uğramadan daha ideal ve iyi kristalleşmeye uğramasıdır.
2-) YENİ MİNERAL OLUŞUMU:
köken kayaçta olmayan yeni minerallerin oluşması demektir, burada önemli nokta bu işlemin katı halde iken olmasıdır. Bu özel bir kristalleşme olayıdır.
3-) METASOMATİZMA :
köken kayaçta “uçucu maddeler” hariç başka bir değişim olmadan yeniden kristalleşme ve yeni mineral oluşumu biçimidir.(uçucu maddeler H2O,CO2 vs.dir) örnekleyelim, kalsit ve dolomit dahil olduğu metamorfik süreçte CO2 gazı çıkar, köken kayacın kimyasal yapısı değişir.
4-) ANATEKS :
Şayet dalma çok aşağılara ulaşırsa köken kayaç erimeye başlar buna anateks denir, bu da metamorfik sürecin sonunu gösterir yani bundan sonrası başka bir şeydir.
Metamorfizmanın iki çeşidi vardır ( büyüklük bakımından) ;
1-) YEREL METAMORFİZMA .Küçük bir alanı kapsar.
2-) BÖLGESEL METAMORFİZMA. Daha büyük alanı kapsar.
tabi bunlarında alt bölümleri vardır bunları burada çok gerekli olmadığını düşünerek geçiyoruz. Şimdi metamorfizmanın ile ilgili bazı kavramların açıklamasına geçiyorum.
ZON KAVRAMI:
metamorfik kayaçların oluşum derinliği ve kimyasal bileşimlerine göre tanımlanması ile zon kavramı ortaya çıkmıştır.
FASİYE :
aynı basınç ve sıcaklık koşullarında oluşmuş olan mineral topluluğuna fasiye denir.
İNDEKS MİNERALLERİ:
belirli bir sıcaklık ve basınca karakterize eden mineral demektir. Örnek disten minerali yüksek basınç koşullarını karakterize eder.
EPİZON:
bu kavram yukarıda yazılan ZON kavramı ile alakalıdır, kelimenin önünde ki kelime alçak,orta,yüksek anlamlarına tekabül eder,burada anlamı düşük sıcaklık ve orta derece olduğu basıncın düşük olduğu ZON u gösterir. Yani bu ZON bir yazıda geçerse burada meydana gelen işlemin yerin üst kısma yakın yerde oluştuğunun anlayacağız. Bu ZON a ait tipik MİNERALLER şunlardır ; GARNET(Demir ve mağnezyumlu içeren), AKTİNOLİT, ZOİST, TALK, ALBEİT, MUSKOVİT, ANATAZ.
MEZOZON:
epızone dan daha yüksek sıcaklık ve basınç (ve stres)in olduğu zon dur. (orta ZON) tipik MİNERALLERİ ;
HORNBLEND, KISMEN AKTİNOLİT, ANTOFİLLİT, ALMANDİN, EPİDOT, ZOİST, DİSTEN, ANORTİTCE ZENGİN PLAJİYOKLAZ. ORTOKLAZ, MUSKOVİT, BİYOTİT, FLOGOPİT, STRAVROLİT, KLORİT.
KATAZON:
sıcaklık ve basıncın çok yüksek olduğu zon dur. Tipik MİNERALLERİ şunlardır:
DİYOPSİT, OMFAZİT TÜRÜ OJİT, HORNBLEND, OLİVİN, ALMANDİN, PİROP, GROSSULAR, KORDİYERİT, ALKALİ HORNBLEND, BİYOTİT, SİLLİMANİT, SPİNEL, ANORTATCE VS.
NOT : her üç zonun hepsinde oluşan minerallere “arsız mineral” denir.
bunlar :
KUVARS,RUTİL, TİTANİT, BİYOTİT, ,KALSİT vs. dir.
F A S İ Y E :
köken kayaca bağlı olarak ayni basınç ve sıcaklık koşullarında, eğer aynı kimyasal yapıya sahipse benzer MİNERALLER meydana gelecektir. İşte bunların bir arada olduğu topluluğa da fasiye diyoruz,ancak hem köken kayacın kimyasal farklılıkları hemde farklı sıcaklıkların varlığı sınırların keskin olmasını değil geçişli olmasının getirir.
Metamorfizmaya uğramış kayaçlar farklı bir görünümdedir bu sayede arazide gördüğümüz bir kayaçı tanıyabiliriz. Metamorfik kayaçlar sonlarına “fillit , şist, Gnays, fels” son takıları alır. Bunları açalım
FİLLİT:
çok ince taneli demektir. Yani kayaç ta metamorfik etki düşük düzeydedir.
ŞİST:
Orta tanelidir,yapraklanma belirgindir.
GNAYS:
Eğer yapraklanma ve diğer metamorfik etkiler cm boyutunda ise ( yani büyükse) bu tür kayaçların sonuna gnays eki takılır.
FELS:
eğer kaya üzerinde herhangi bir yönlü yapraklanma yoksa bu ek takılır.
örnekler;amfibol fels,sillimanit şist,ortokloz gnays gibi.
Bütün bu adlandırmalara karşın kuralı olmayan adlandırmalar vardı,bunlar genellikle geçmişten beri kullanıldığı için herkesin anlayabildiği kelimeleridir.Örnek mermer denilince herkes metamorfik kayaçtan bahsedildiğini anlar.
Bir tür adlandırmada ön takı biçimindedir, bunları görelim;
ORTO (ön takısı) :
Bu takı köken kayacın menşeinin magmatik olduğunu gösterir.orto amfibolit gibi.
PARA (ön takısı) : Köken kayacın sedimanter (çökelim) kayaç olduğunu gösterir.para gnays,para amfibolit gibi.
METAMORFİK KAYAÇ ÇEŞİTLERİ :
1-) AMFİBOLİT 2-)ARGİLLİTE(arjilit) 3-)MAVİ ŞİST 4- )KATAKLOZİT 5-) ECLOGİTE(öklejit) 6-)GNAYS 7-) HORNFELS 8-) MERMER 9-) MİGMATİTE 10-) MİYOLİT 11-) GREENSTONE 12-) FİLİT 13-KUVARSİT 14-) SERPANTİT 15-) KAYRAK 16-) SABUN TAŞI
NOT: bir kayaç olmamasına karşın buraya ELMAS ı ekliyorum.arkadaşlar metamorfik kayaçlarda nadir de olsa elmasa rastlanılır.Ayrıca elmas da dönüşüm geçirerek yani farklılaşarak karbondan elmasa dönüştüğü için yapısal olarak metamorfik bir taştır.
Yukarıda yazılanlar kayaçtır mineral değildir.
Metamorfik kayaçların önemi şurada ülkemiz topraklarında çok büyük metamorfizma dan geçmiş bölgeler bulunmakta ( en başta EGE,MENDERES MASİFİ ) bunların bir kısmının en üst düzey olan katazon la ilgili olduğu açıktır, bir çok bilim insanı Menderes masifinde birden fazla metamorfizmanın olduğundan emin,ne yazık ki elde edilen bulgular yabancı bilim insanlarının kontrolünde yapılan ve neticede şüphe barındıran işlemler içeriyor bir olay anlatayım bir mühendisle tanışmıştım Ege de önemli jeotermal işletmesinin müdürlüğünü yaptığını söylüyordu dedimki analiz sonuçlarını temin edebilirmiyim,güldü sanki çok normal bir şey gibi adamlar enayimi senin istediğin sonuçları versinler dedi kendisi bile bu raporları görmüyormuş, benim istediğim yerin belli derinliğinde ki toprak analizi idi. Elin adamının kendi ülkesinin menfaati ne gerekiyorsa onu yapmasını anlarım anlamadığım bizim ülkenin menfaatlerinin ne olacağı idi. Bir başka olay anlatayım bir üniversitede hoca ile tartışıyoruz ben Türkiye'de Elmas var diyorum o da diyor ki Türkiye'de kimberlit veya lamporit mi bulundu diyor,konu kapanıyor aylar sonra internet üzerinden araştırma yaparken Türkiye'de lamporit dayklar var diye bilimsel bir makaleyi Amerikan üniversitesinden birinde yayınlanmış yazıyı görüyorum hemen indirdim ve okudum (İngilizce idi ) adamlar üç kişi Türkiye'ye gelmiş beş ayrı yerde lamporit bulmuşlar işin daha garibi benim tartıştığım hocada ekipte var. Çok sinirlendim hocaya telefon açtım,adam ya çok saftı nereye imza attığını bilmiyordu yada ortada başka daha önemli şeyler dönüyordu o hoca ile ilişkiyi kestim (daha doğrusu şu ;telefonu suratıma kapadı beni bir daha aramadı halbuki ki beni sık sık arardı…). Lafı uzatmak ve kendi görüşlerimi empoze etmek istemem. Fakat benim geldiğim nokta ülkenin tabii kaynaklarını ülkenin yetiştirdiği vatansever bilim insanlarınca yapılma ve bizim gibi amatör araştırmacıların resmiyet ve statü kazandırılmasıdır.
Bir başka yazımda (emery konulu) Türkiye'de Yakut ve safirin mutlak suretle olması gerektiğini hatta zengin yataklar olduğundan bahsetmiştim. Arkadaşlar; Yakut ve safir pahalı olan her yerde bulunmayan taşlardan. Dünyanın açık ara en çok korund çıkaran ve ihraç eden ülkesiyiz ayni korundun beyazı renklisi bizde zırnığı çıkmıyor işin garibi korundun Yakut olması için krom gerekiyor bu da bizde çok fazla çıkıyor (krom öklejit lerle ilgilidir ve öklejit yukarıdaki bilgilere bakın yerin en derininde yüksek sıcaklık ve basınç altında oluşan oluşumlardır, yani yakut un olabilmesi için gerekli bütün şartlar var) sonuçta bizde bunlar çıkmıyor (daha garibi ise safir taşı içindir zira korundun safir taşına dönüşmesi için gerekli elementler demir ve titanyum elementlerdir ve dünyanın her yerinde ikisinde yüksek oranda bulunur. Bu nedenle de daima safir çok bulunur yakut ise krom elementinin nadir olmasından dolayı daha nadir ve pahalıdır). Fakat bir çok elinde hemen hiçbir imkanı olmayan arkadaşım hem Yakut buldu hem de safir (bu yazı yazıldıktan sonra bu konuda daha olumlu gelişmeler oldu artık hiçbir konuyu bilen kişi bizde yakut ve safir olamaz diyemez,). Ey ülkeyi yönetmek iddiasında olan yöneticiler biraz kafanızı kaldırıp bakın! buralarda ülkenin önünü açmak sizin göreviniz. Daha nasıl anlatalım.
Herkese saygı ve sevgilerimi sunarım.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum