İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

MİNERALLER VE ÖZELLİKLERİ İKİ

18 Temmuz 2026, Cumartesi 16:49

Minerallerin önceki bölümde yazdığımız özelliklerinden başka tanımlayıcı özellikleri vardır bunlara devam edelim.

 

AYRILMA VE KIRILMA ŞEKLİ:

 

Mineraller oluşurken kendisini oluşturan elementlerin bağlanma biçimine göre ve dış etkenler (basınç,sıcaklık) nedeniyle farklı kristal yapılarına ve bu yapıların özelliğine uygun şekilde birbirine paralel yapılar meydana getirir. işte bu bitirme biçimi ve yapı , yaprak gibi kırılmadan ayrılma özelliğine sahiptir. bunun en iyi gözleneni mika çeşitlerinde gözlenir. Mikalar  belli bir yöne doğru yapraklanma özelliği gösterir, aslında pek çok mineralde bu özellik vardır ancak kimisinde belirgin kimisinden ise zor anlaşılır durumdadır,mineraller tek yönlü ayrışmanın dışında iki yönlü ve üç yönlü ayrılma gösterir gruplandırırken o şekilde ayrıştırılır. Dilinim  yani  ayrıma birden fazla olduğu zaman dilimler arasında ki açı önem kazanır var olan açıya göre tanımlama yapılır. Bunun dışında dilinim çok belirgin ise ”iyi dilinimli” denir ayrıca  “kötü dilinimli” ve  “zayıf dilinimli” diye belirtilir. Saydığımız özellikler bir mineral hakkında bilgi verildiği zaman mutlaka yazılır. Kuvars  dilinimli olmayan mineraldir. Elmas da  dilinim  vardır, doğada bulunan büyük elmas  parçaları işin uzmanları ve uygun aletlerle dilinim yönleri tam belirlenerek bölünür bu durumda en ufak kayıp oluşmaz.

 

Kırılma,  ise başka bir özelliktir bunu dilinim ile karıştırmamak gerekir. Dilinim  mineralin kristal yapı ve şekline tabidir. Kırılım  ise düzensiz olur, ancak bazı mineral cinslerinin kırıkları tipiktir mesela  “olivin ve sanadin” gibi. Kuvarsın  kırılma şekli ”konkoidal”  yanı midye kabuğu şeklinde olur. Elmasta benzer kırılma biçimine sahiptir, yakut,korund ise kırıldığı zaman keskin sivri çıkıntılar oluşturur.

 

KRİSTAL FORM BİÇİM ÖZELLİĞİ:

 

Mineraller oluşurken hem içsel hemde dışsal sebeblerle farklı kristal biçimlerine girer. Bazen aynı kimyasal yapıya sahip olan bir mineral farklı basınç ve sıcaklık ile birbirinden farklı şekillerde kristal yapı oluşturur (hepsi karbon olduğu halde grafit, elmas farklı kristal şekline sahiptir.) normal olarak oluşmuş bir mineralin büyüklüğü ne olursa olsun en küçük yapı taşı olan kafes yapıda ki kristal şekli ile aynıdır.Yani bir garnet nasıl görünüyorsa en küçük birimlerinde ayni biçimdedir. Burada kristalin normal oluşumu meselesini iyi anlamak gerekir çünkü pek çok mineral ya tam oluşacak materyal kalmadığı için veya bulunduğu mekan izin vermediği için tam kristalli oluşamaz aslında başka sebeplerde mevcuttur (bazı elementlerin iyon yâri çapları %15 den daha azsa yani yakınsa o zaman bir mineral oluşurken yakın iyon yarıçapına haiz başka bir element bünyeye girer mesela almandin garnet oluşurken demir  yerine magnezyum girebilir. Eğer bu durum belli oranı bulursa meydana gelen garnet artık ne almandin  ne de pirop garnet dir.Bunun  yerine ahududu renkte ki rodonit oluşur. İşte kristal biçimlerine göre mineraller ”mikamsı, tablamsı, prizmatik, iğnemsi, bıçak ağzı şeklinde, granüller şekilde” diye isimlendirilir. Örnekler ; muskovit mikamsı forma sahiptir, Topaz prizmatik. Ayrıca tek tek minerallerin form alışkanlıklarından başka topluluk oluştururken meydana gelen alışkanlıklar vardır.bunlarda  “masif granüler, lifsi, iğnemsi, dantritik, globüler, jeod “ gibi isimler verilir bunların hepsi ayni mineralin oluşturduğu gruplardır.

 

RENK VE PARLAKLIK:

 

Minerallerin en tipik gibi gözüken özelliklerinden biri gibi gözükmesine karşın aslında renk çok belirleyici özellik değildir. Minerale  ışık çarptığı zaman gelen ışınların bir kısmı yutulur (absorbe edilir) bir kısmı kırılır ve saçılır. Eğer gelen ışığın hepsi geri yansırsa biz o minerale “renksiz “ deriz (çünkü gelen ışık bütün frekanslara sahipse beyaz veya renksiz gözükür tıpkı güneş ışığı gibi) ancak bir kısmı absorbe edilir ise geriye yansıyan ışığın hangi frekansta veya dalga boyunda kalmışsa ona ait rengi veya renkleri görürüz. Aslında bir minerale kırmızı demek; gelen ışığın diğer dalga boyları emilmiş sadece kırmızı yı ifade eden ışınlar geri yansıyıp bizim gözümüze gelmiştir. Bunun  bir biçimi de  ışığın tamamen absorbe olma durumudur bu durumda mineral siyah görünür.(siyah cisimlerin daha çok ısındığına herkes gözlemlemiştir)

Mineraller parlaklığına göre gruplara ayrılır  1-)  metalik parlaklığı olanlar,altın-bakır gibi

2-) metalik olmayanlar kuvars,turmalin gibi  3-) yarı metalik olanlar.

 

Metalik mineraller opaktır yani ışığı diğer tarafa geçirmezler. Metalik  olmayanlar ışığı geçiren yapıya haizdir. Bunlarda  kendi içinde gruplandırılır. 1-) camsı olanlar (kuvars,turmalin gibi)  2-) reçine parlaklığı , sfalerit gibi 3-)  parlaklığı  mat olanlar, talk minerali gibi  4-) yağımsı parlaklık bazı yığın halindeki kuvars ve nefelin gibi  5-) Elmas parlaklığı elması ve kırılma indiği yüksek bazı mineraller mesela sphen,kübik zirkon,mozanit gibi.

 

MİNERALLERİN IŞIK ÖZELLİKLERİ:

 

Mineraller genellikle içlerine giren yabancı maddelerin etkisi ile karanlıkta  “x Işın’ı, ultraviyole Işın’ı  gibi etkilerin altında tepki vererek parıldarlar buna ”lümunesans”  denir. Bu Türkçede ışıldama olarak çevrilebilir. Lümunesans çeşitleri şunlardır ;  1- ) FLOROSANS:  yukarıda yazılan ışık kaynakları ile oluşan parlamaya   bu isim verilir.

2-) FOSFOFLORERASANS: Eğer ışık kaynağı kapatıldıktan sonrada parıldama kısa bir sürede olsa devam ediyorsa bu ismi alır. 3-) TERMOLÜMUNESANS:  bir mineral ısıtıldığı zaman ışıma yapıyorsa bu olaya bu isim verilir.  4-) TRİBOLÜMUNESANS: bir mineral çizilirken,sürtünmede,ezilme gibi mekanik hareketler neticesinde oluşan ışımaya verilen isimdir.

Minerallerin yukarıda ki özellikleri hem onları tanımamıza yardımcı olur hemde doğada arama yaparken veya başka şekillerde işimize yarar, ultra viyola Işın’ı etkisi ile ışık yayan mineralleri gece karanlığında arayıp bulmak kolaylaştırıcı bir etkidir bir çok madenci bilhassa volfram madenini bu şekilde bulurlar (parlak mavi ışık verirler) UV  Işık’ta ışıldayan minerallerden örnekler ; Elmas, kalsit, florit, şelit, skapolit. (daha önce mineraller ve lümunesans isimli yazımda bu konu daha detaylı olarak işlenmiştir)

Isıtıldığında ışıyan mineraller ; kalsit, lepidolit, apatit, skapolit, florit.

Ezilme gibi mekanik hareketlerde tepki verenler ise  ; feldispat, lepidolit,sfelarit, kalsit, florittir.

Lüminesans yani  ışımanın nedeni kısaca şudur ; bir minerale  UV ışığı verildiğinde kısa dalga olan ve yüksek enerji taşıyan fotonlar atomun elektronları tarafından soğurulur ve meydana gelen fazla enerji elektronlar tarafından daha zayıf enerjili gözle görünür ışık olarak ortama salınır., neticede mineralden parlayan ışığı görürüz.

 

MİNERALLERİN ELEKTRİK ÖZELLİKLERİ:

 

Her mineral yapısına göre elektrik özelliği farklıdır buna sebep ise o mineralin hangi kimyasal bağ ile oluştuğu ile ilgilidir. Metalik  özellik gösteren mineraller (altın,bakır vs.) kimyasal bağ yapısı gereği ortamda serbest halde elektron bulundururlar bu minerallere elektrik verildiği zaman serbest haldeki elektronlar kolayca akarak elektrik akımını oluştururlar, bu tip mineraller “iletken” mineraller denir, yarı metalik özellik gösteren mineraller (kükürt,silisyum gibi)  ise “yarı  iletken” diye isimlendirilir. İyonik bağ ile bileşik yapan mineraller ise kimyasal yapısı nedeni ile (ortamda serbest atom bulunmaz) elektrik geçirmez yanı ”yalıtkan” ismini alırlar. Kübik  sistem dışında oluşan mineraller elektriğe karşı özel tepki gösterir,yani mineralin yönüne göre farklılık gösterir (yönden kasıt ,kristal dizilim yönüdür)  mesela grafit minerali kristal dizilimin dik yönüne elektrik geçirir ama paralel olan tarafı elektriği çok kötü (az) iletir. Normal elmaslar elektriği iletmez  Ancak mavi renkli olanlar ise iletir buna sebeb de mavi rengi veren bor minerali nedeni iledir.Eğer  bu ÖZELLİKLERİ iyi tanırsak mineral tanımlamada işimize yarar.

PİEZOELEKTRİK: bu özellik basınç ile elektrik üretme anlamındadır. Bu  özelliğe sahip mineral bir basınca uğradığında elektrik üretir basınç kalkınca biter, en iyi bu özelliği gösteren mineraller kuvars ve turmolindir. Her  iki mineralde çok önemli aygıtlarda kullanılır, mesela uçaklarda  “altimetre” yani yükseklik ölçen cihazlarda turmalin vardır hava basıncı  değiştikçe turmalin farklı elektrik üretir buna dayanılarak bir skala yardımı ile uçağın yerden yüksekliği tayin edilir. Benzeri şekilde kuvars minerali,  radyo sinyalleri için frekans tayin edici olarak kullanılır. Amerika birinci Cihan savaşında saf kuvars kristallerini yüksek para ödeyerek satın almış ve harpte iletişim araçları yapımında kullanmıştır daha sonraları sentetik kuvars üretilerek istenilen yapıda kuvars üretilmiştir. Halen piyasada daha önceki mekanik saatlerin yerini alan “digital saatler” aslında kuvars saatleridir çünkü bu saatler kuvars kristalleri sayesinde çalışır (kuvars kristaline saate takılı pil ile elektrik verilir bu kristalde bu elektrik dozuna göre titremeye sebep  olur bir saniyede ne kadar titreşim gösterdiğine göre hesap yapılarak zaman ölçülür, burada ki sistem basınç verilince elektrik üretmenin tam tersi bir işlemdir çünkü bu tür mineraller elektrik verildiğinde hep sabit bir sayı ile titreşirler)

 

PİROELEKTRİK: bu tip etki sıcaklık ile oluşur., sıcaklığa bağlı olarak o mineral elektrik üretir. Yine en tanınmış mineraller turmalin ve kuvars tır, sıcaklık algılayıcı aygıt yapımında kullanılır.

 

MİNERALLERİN  MANYETİK ÖZELLİKLERİ:

 

Minerallerin bir diğer özelliği ise manyetik olup olmama durumudur. Bu  özellik de tanımlamada çok işimize yarar (aslında daha pek çok alanda kullanılır) bu konu ile ilgili daha önceden yazı yazdım isteyen arkadaşlar o yazıya bakabilirler. Özetlersek ; bazı mineraller içlerinde ki bazı elementler  nedeni ile manyetik özellik gösterir bunlar genelde demir  mineralleri dir. (her demir minerali  manyetik değildir bu özellik o demirin hangi değerlikte olduğu ile alakalıdır yani diğer elementlerde olduğu gibi demirin de  +1,+2,+3 gibi  değerlikleri vardır bu duruma göre değişir çünkü neticede mıknatıs özelliği bir atomun içinde dönen elektronların  “spin” özelliği ile alakalıdır.) elementlerin manyetik özelliği ile mineralleri karıştırmamak gerekir çoğu mineral birçok elementten meydana gelmiştir.içerisindeki elementler bu özelliği kazandırabilir kimi elementler zaten manyetik özelliğe haizdir(Demir,nikel elementleri  gibi)

Bazı mineraller mıknatıs tarafından çekilebilme özelliğine sahiptir bu tür minerallere “ferromagnetik mineraller” denir.magnetit minerali böyle çeşitlendir.bazı mineraller ise ancak  çok güçlü manyetik alanda etkilenebilirler  bunlara ise” Paramagnetik mineraller” denir.bunlara örnek magnezyum (mineral örneği pirop garneti) platin, bakır, Alimünyum ,krom, wolfram) ancak bu tip etkilenmeler geçicidir. Bir diğer çeşidi ise ”Diamanyetik mineraller” dir, bunlara örnek kuvars mineralidir. Ancak  en ünlüsü muhakkak ki  “bizmut” elementidir çünkü bu element en fazla diamagnetizmaya  sahip olandır . Eğer elinde bu elementten olan arkadaş varsa güçlü “neodyum”mıknatısı ile deneyerek görebilir yanı güçlü mıknatısla bu madde bir ipe bağlandığında itildiğini göreceklerdir (ters etki) insanoğlu kendi oluşturduğu bazı elementleri ters mıknatıslanma ile havada tutmayı başarmıştır.

Manyetik alan özelliği ile mineralleri tanıma hatta ayırma işleminde kullanabiliriz pek çok arkadaş altın zenginleştirmede bu özelliği kullanıyorlar ( özellikle demiri ayırmak için) tabi bu durumda özel mıknatıs kullanılırsa (yanı istenildiğinde manyetik alanın kapatılması) daha iyi sonuç alacakları kesindir bazı üretici firmalar asıl mineralden  “gang” minerali yanı istenmeyen minerali ayırmak için özel aygıtlar geliştirmişlerdir.

Mıknatıs özelliğinden faydalanmaya bir örnek daha verelim; bir çok arkadaş çeşitli nedenlerle garnet minerali arıyor(kimisi elmas  aramada gösterge minerali olarak)

Bilindiği gibi pek çok garnet çeşidi var (aslında internetten baktığımızda olması gerekenin çok azı yazılıyor çünkü yazılmayan garnetler ender  bulunuyor ama bazen bizi çok yakından ilgilendiriyor mesela  “mavi garnet” var olan garnetleri en pahalısı ve en ender  olanı. Bugüne  kadar yanlış hatırlamıyorsam sadece Anadolu’da bulundu (Toroslar) veya  “knorringite garneti” çok çok ender  bulunan ama çok önemli bir garnettir çünkü bu garnetin bulunduğu yerde “ELMAS” bulunmasi kesindir bu nedenle aranıp bulunması çok önemlidir bu garnet çeşidinin kemerit minerali ile ilişkisi vardır buradan bazı arkadaşların dikkatini çekmiş  olayım.

Asıl konumuza dönelim.Garnetler genellikle birkaç gruba ayrılır birinci grup her zaman kırmızı renkli garnetlerdir bunlarda  “almandin ve pirop garnetidir) doğada bulduğumuz kırmızı garnetin hangisi olduğu önemli bazen basit gözüken bu durum bazen çok uğraştırır bu nedenle manyetik alandan faydalanmayı öneriyorum.bunun için bir leğen içi su dolu,Alüminyumlu kağıt (suda yüzecek) , bir neodyum mıknatıs, garnetler olacak. Garnetleri  alüminyum üzerine yerleştiriyoruz mıknatısı garnete yaklaştırıp yavaş  yavaş uzaklaştırıyoruz çekim hızına bakarak hangisi almandin  tespit ediyoruz çünkü almandin garneti demir  içerikli bir garnet olduğundan daha iyi çekilecektir , pirop ise magnezyum içerikli bir garnet  olduğundan daha zayıf çekilir. Burada suyun faydası sürtünmesi az olmasında yatar,verdiğim bu örneği başka minerallere uygulayarak manyetik özelliklerden yararlanabiliriz.

Minerallerin ÖZELLİKLERİ ve tanınması yazısının ikinci bölümü sona erdi üçüncü bölümde tanınması üzerinde duracağız.HERKESE SELAM.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum