İstanbul
25 Temmuz, 2026, Cumartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

MİNEROLOJİDE ÖNEMLİ OLAYLAR İKİ

19 Temmuz 2026, Pazar 19:38

Değerli arkadaşlar;  birinci bölümde elmas  benzeri taşlar konusuna girmiş özet bilgi vermiştik.Yapay olarak oluşturulan ve “diagem” adıyla da bilinen taş yazdığımız gibi ilk zamanlarda hayli ilgi çekmiş ve satılmıştı ancak ileriki yıllar da taşın olumsuz yanları ortaya çıkmaya başladı. İlk başlarda taşın ateşinin büyüsüne kapılanlar aradan zaman geçtikçe taşı çizildiğini,çatladığını,kenarlarının bozulduğunu görerek şaşırdılar, ne yazık ki o muhteşem güzellik dayanıklı değildi…  Böylece yeni elmas benzeri taş yaratma çabası hız kazandı ve ilk bölümde yazdığımız taşlar yapıldı.

 

İlk yapılan sentetik rutilin doğa da karşılığı yoktu. Sentetik süs taşları ile ilgili araştırma çalışmaları sürüyordu, İsveç de  “ASEA” grubu kurulmuş ve çalışmalarına gizli şekilde yürütüyordu. Amaçları elmasın yapay olanını yapmaktı ama işler farklı cereyan etti. Amerikada  “General Electric “  grubu 1955 yılında ilk defa sentetik elması imal ettiğini açıkladı. Dört yıl sonra ise “De Beers” grubu da elması sentezlemeyi başardı. Ardından diğerleri takip etti.(Sovyetler Birliği,Japonya,Çin Halk Cumhurriyeti)

 

1954 yılında Sri-Lanka da kahverengi bir mineral bulundu ve  “sinhalite” adı verildi .Bu ad ülkenin adından esinlenerek verilmiştir.1957 yılında ise yeni bir mineral daha bulundu ve bu minerale  “Painite” adı verildi adı ilk bulan kişi olan C.D.Pain idi.

 

1958 yılında Avusturalya’da “Avustralian Gemmologist” dergisinin ilk sayısı yayınlandı, bu sayıda “British Atomic Energy Research Establishment” den Hardwell  in ticari elmasların ışınlama yolu ile renklendirilmesi ve kültür incileri ile ilgili yazı vardı. 1959 yılında L.C. Trumper tarafından minerallerin kırılma indisini  belirleme tekniğini sahada geliştirdi. Onun yönteminde mineralden yansıyan ışınların karşılaştırma yolu ile mineral belirleniyordu.

1960 yılında ilk sentetik zümrütler piyasaya sürüldü.Ticari isim olarak ise “Emarita” adı verilmişti, daha sonra ise aynı taşa  “iSymerald” denilmeye başlandı. Bu taşları yapan Austrian firması J.Lechleitner idi, imal edilirken “hidrotermal” yöntem kullanıldı. Daha sonra aynı firma Amerika’da yapay zümrüte  “Linde”  adı vererek pazarladı. Yine aynı yılda bir Amerikan firması (Caroll Chatman) sentetik yakut  imal ederek (type of flux-melt process metodu ile)  piyasaya sundu.

 

1963 yılında Fransa’dan “Pierre Gilson” kendi soyadını verdiği yeni bir yöntemle zümrüt  imal etti. (Gilson Synthetic Emerald) Bütün bu çalışmalar sürer iken Sri Lankada yeni bir toryumca zengin yeni bir mineral bulundu.

1967 yılında ise Tanzanya’da mavi zeoistlerin içinde yeni bir süs taşı bulundu ve bulunan ülkenin ismini aldı (tanzanite taşı) iki yıl sonra ise yani 1969 da iki adet Elmas taklidi olabilecek taş yapıldı. Birisi  (YAG) denilen taştı ve ticari isim olarak “Diamonaire”  adını aldı, diğerine ise “Linabate” denildi.

1970 yılında, gem kalitesinde suni elmas “General Electric of American” tarafından imal edildi. Ancak bu kristaller küçüktü ve tabular yapıda idi. Bu durum taşın ticari satışını engel oluyordu.1971 yılında Rus araştırmacıları daha iyi kalitede elmas sentezlerler ama fiatı  çok yüksek idi.

 

1974 yılında, Dr.Edward Gübelin “İnternal Word of Gemstones”  kitabı yayınlandı bu kitap taşlarda bulunan inklüzyonları (kapanımları) mikrofoto lar yolu ile anlatılıyordu ve bu bir ilk idi. (1988)  yılında yayınlanan “Phatoatlas of inclusion” adlı kitabı yayınlayınca ya kadar en başarılı eser idi)

1975 yılında ilk defa krizoberil in  bir çeşidi olan “Aleksandrit” taşı sentezledi. Çok başarılı bir yapay taş idi. Hemen ardından suni opal de sentezlendi. 1970-1980 arasında daha karmaşık mineral ve taşlar sentezlenemeyen devam edildi.(Kashan,Ramaura ve Seiko yakutları;Regency,Biron zümrütleri; Chatman Şafiiler gibi) ayrıca yeni elmas taklidi taşlarda yenileri yapıldı (GGG ve CZ yani Gadolinium Gallium Garnet ve Cubic Zircon)

Sürecin hızlanarak sürmesi ile birlikte yeni test cihazlarına olan ihtiyaç arttı.Reflectance meter cihazı yapılarak ilk defa pazara sunuldu. Benzeri şekilde ısı iletim hızını ölçen yeni cihazlar yapıldı.1978 yılında artık piyasada elmas test cihazı vardı. Bu cihaz ölçtüğü minerale elektrik akımı gönderiyor ve ne kadar sürede iletildiğini hesaplayarak kontrol edilen taşın elmas olup olmadığını gösteriliyordu (çünkü Evrendeki ısıyı en hızlı ileten madde Elmas olduğu biliniyordu,cihaz bu bilgiden yararlanılarak yapılmıştı.)

 

1986 yılında bir Japon firması hem ekonomik  hem de gem kalitesinde ve iki kıratlık (beş kırat bir grama eşittir) elmas  sentezlediğini açıkladı. Ayrıca G.Afrika yeni geliştirilen bir yöntemle suni elmas  yaptığını açıkladı. (De Beers firması) böylece suni olarak onbir kırata kadar Elmas sentezlemek mümkün hale geldi. İlginçtir aynı yıl Sovyetler Birliği Tass Ajansı da 3 kg kadar sentetik Elmas yapıldığını duyurdu Fakat daha sonra bahsedilen taşın Elmas değil zirkonyum oksit olduğu anlaşıldı…

 

1987 yılında “De Beers” firması yüzüncü yıl kutlamalarının yıl dönümünde -599- karatlık elmas  bulduğunu açıkladı.Yine aynı yıl kitabından çeviri yaptığımız yazar tarafından bilgisayarlarda kullanılacak ilk mineral tanıma ile  ilgili program yapıldı.

 

Son yıllarda ise yeni metod ve araçlar geliştirilerek (Ultraviolet,Visible,Infrared,Spectrometer,electron microprobes,electron microscope v.s.)bu alanda gelişim devam etmektedir.

NOT:ikinci bölüm sona ermiştir,devam etmeyi umuyorum.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum