İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

TOPAZ TAŞI BİR

05 Temmuz 2026, Pazar 17:35

Değerli arkadaşlar, Topaz taşı ile ilgili internet ortamı ve konu ile ilgili “William alexander Deer ve Robert Howie “nin  “Rock Forming Minerals” kitabından alıntılar içermektedir. Amacı taş hakkında bilgi vermek ve bu bilgiler aracılığı ile ülkemizde bulunmasına yardımcı olmaktır. Her zaman yazdığım ve inandığım gibi bilimde son yoktur ve değişim halindedir, bunun doğal sonucu olarak da bilimsel bilgiler değişkendir. Ayrıca insan hatası her zaman olabilir,yanlış veya eksik gördüğünüz hususları yazarsanız katkı yapmış olursunuz. Bilindiği gibi bizde bu konularda yeni bilgi ve teori üreten az sayıda akademisyen vardır zaten ülkenin teknik alt yapısı da pek müsait değildir. Bu nedenle bu tip yazılarda ki bilgiler ne yazık ki yabancı kaynaklıdır bu durum bizim taş ararken  “toplayıcılık” yapmamıza benzemektedir (uluslararası alanda bilgi toplayıcılığı!)

 

Topaz taşı; tanınmış değerli taşlardandır (yarı değerli taş kavramını kendi çapımda kabul etmiyorum) sertliğinin yüksek olması,kolay işlenmesi, iyi cila tutması gibi olumlu özelliklere haizdir. Taş, elmas gibi kolay ayrılabilir (kırılabilir değil) özelliği vardır bunun sebebi  oluşum yapısı ile alakalıdır. Ayrıca hem bol bulunan hem de büyük kristalleri nadir olmayan bir taş olması değerinde düşmeye yol açar.Yanısıra en tanınmış rengi genelde doğal değildir (mavi renkli olanlar) elbette doğal olmayan özellik değer düşürücü etki yapar. Aslında sadece mavi renk değil diğerlerinde de çeşitli yöntemler uygulanarak (ısıl işlem,radyasyon)  yeni renkler oluşturulur ya da var olan renkler cezbedici hale getirilir. Topaz taşı bir “turmalin grubu” kadar olmasa da geniş renk yelpazesine sahiptir.Taşın adı şimdiki KızılDeniz içinde küçük bir adadan alır. Antik zamanlarda bu adadan çıkarılan taşdan dolayı isim verilmiştir ancak ortada bir sorun vardır çünkü bu adadan çıkarılan taş “zebercit” denilen taştır  ve bu adadan hiçbir zaman gerçek Topaz çıkarılmamıştır böylece iki taşın birbiri ile karıştırıldığını anlıyoruz. Bir başka daha zayıf ihtimalde eski “Sansakitce” dilinde “Ateş” anlamına gelmiş olmasıdır.

Genel bilgileri sıralayalım; kimyasal formülü  (Al2(SiO4)(OH,F)2  şeklinde olup hidroksit silikat  bir taştır, en önemli özelliği içinde  “flor” elementi içermesidir.Bir taşın arazide aranıp bulunmasında aradığımız taşın kimyasal özelliğini bilmek önemlidir zira bazen öyle bir element ihtiva eder ki bu bilgi tek başına belirleyicidir mesela turmalin minerali kimyasal yapısında “bor” elementi içerir bu demektir ki bölgede bor yoksa bu taşı aramak saflık olur. Bizimle ise doğrudan  ilgilidir herkes bilir ki Türkiye bor rezervlerinin büyük çoğunluğuna sahiptir (hem de açık ara farkla) peki biz bu bilgiyi kullanıyormuyuz? Cevap hayır (bir tlf.görüşmesinde bir taş satıcısı ile konuşurken konuyu açtığımda çok şaşırmıştı yani turmalii  bir bor silikati olduğunu bilmiyordu, bu arkadaş eski bir satıcı.) normal olarak bu kadar bol bor bulunan ülkede iyi kalite ve miktarda turmalin çıkarılması beklenir değil mi? Gariptir bu soruyu soran birileri de yok...Sadece turmalin mi! onlarca bor bileşiği değerli taş mevcut bizde hiç bulunmamıştır (daha önceden tek tek yazdım merak eden bakabilir, ”Kornerupine, Grandidierite, Painite,Jeremejevite, Turmalin, Danburite, Aksinite”) Benzeri bir durum sayılır Topaz taşı içinde. Sebebi şu, topazı oluşturan elementlere tek tek bakılırsa (Al,O,F,H,Si) Flor hariç yer kabuğunda sık rastlandığını görürüz. Bu nedenle AlOSi - li bileşikler oldukça fazladır  (boksit, sillimanite, kyanite, andalusite, diaspora (yani zultanit) , korund, safir, yakut, vermikülit, zımpara taş grubu) bu bileşik ve mineraller ya birbirinin kuzeni ya da kardeşi gibidir. Meselelere böyle bakarsak bazı çözüm yolları ortaya çıkar. Kyanit, sillimanit, andaluzit  üçü birbirinin “polymorf” dur. Bu üç mineral kimyasal yönden birbirinin aynısıdır ancak fiziksel yönden farklıdır (sertlikler, kristal yapıları, Özgül ağırlığı, çizgi rengi, kırılma indisi, renk ,vs.) peki aynı elementlerden ve aynı formüllle oluştuklarına göre ayrı olmalarının asıl sebebi nedir? Cevap şöyle aynı elementler  yerin farklı derinliğinde oluştuğu için farklı sıcaklık ve basıncın etkisi altında kalıyor mesela kristal yapısı buna göre şekilleniyor. Demek ki burada bir önemli konu da o mineral hangi koşullara tabi kalıyor bu önemli. Bu durumu evde aynı malzemeden farklı yemek yapan hanımlar iyi bilir!...

 

Ö.ağırlığı: 3.49-3.57   sertlik:  8   cleavage:( 001) mükemmel bölünme

Renk: Renksiz, beyaz, mavi(soluk) , sarı, gölgeli gri, yeşil, kırmızı, turuncu vs.

Pleokroizm: renk kaymaları olur  (sarıdan pembeye doğru)

Asit etkisi: Sadece “H2SO4” tarafından etkilenir. Çift eksenlidir(+)

Normal oluşan topazlarda aşağıda ki oranlar görülür.

1-SiO2-  %31,93  2-Al2O3-%56.26  3-F-  %20.37  4-  H2O+, H2O-  %0.09

Fakat bu oranlarda topuzun oluşum ortamına göre ufak değişiklikler gösterir hatta oranı artan (flor element oranı) taşların daha sert olduğu gözlenmiştir. Mineralin oluşumu ile ilgili elementler dışında yabancı mineral veya elementlerde bünyeye girerek bazı değişikliklere sebeb olur (mesela renk gibi) TiO2-%0.01 oranında bünyeye katılabilir veya FeO- %0.07  oranında veya FeO3-  %0.32 oranında veya CaO-  %0.11 oranında katılabilir.Topaz “riyolit kayaçlarda” veya pegmatitlerde veya kuvars ile beraber oluşmuş olduğuna göre küçük değişiklikler gösterir.

Bunların haricinde topazın yapısına element olarak katılanlar vardır. Bu az miktarda ki elemenrler  diğer taşlarda olduğu gibi o taşa renk kazandırır.Yapılan incelemeler sonucunda şunların bünyeye katıldığı görülmüştür ;  1-)  Ge  (germanyum 2-) Cr (krom) 3-)  Mn (mangan) 4-) Co (kobalt) 5-) V(vanadium) 6-) Ni (nikel). Bu  elementler  belli oranlarda katılarak renk oluşumunda etkili olurlar.Yeşil Topaz genelde nikel,  pembe rengi ise 100 ppm ( kobalt) düzeyini bulur ve aşarsa etkili oluyor. Sarı renklerde krom, mangan, kobalt, vanadyum bulunmuştur. Germenyum elementinin 400ppm düzeyinde bünyeye girebileceği ve muskovit mineralinden flor yardımı ile içeri alındığı kabul edilmektedir. Galyum elementinin de Alüminyum ile birbirinin yerini alabildiği anlaşılmıştır.

Topaz mineral ; “margarite, Florit, kaolin, muskovit,hidro muskovit, sericite, gilbertte, demaurite mineralleri ile yakın ilgilidir. Jeotermal yataklarda Topaz oluşur. Normalde 1125 derecede Topaz meydana gelir ancak bazen süreç bitmeyip “mullite” mineralinde kalabilir. Mullite minerali AlSiO yapısında oluşur.Dikkat edilirse burada flor yoktur.

Topaz oluştuğu ortama göre bazı ufak değişiklikler ihtiva eder demiştik. Öncelikle Topaz asidik mağmatik  ortamın mineralidir. Bunu şöyle anlamalıyız; Yeryüzünde kayaçlar ihtiva ettikleri silisyum miktarına göre sınıflandırması vardır. Silisyum miktarı en yüksek olanlara felsik denir. Silis miktarının orta derece olduğu kayaçlara  “Ortaç kayaçlar denir” silis miktarı dengede.silis miktarı düşünce magnezyum miktarı artar bu tip kayaçlara “mafik kayaç” denir. Eğer  miktar çok yüksek ise “ultramafik kayaç “ denir. Bu isimlendirmelerde yapıya özelliği veren element veya mineralin adlarından yararlanılmıştır. Felsik,kelimesi  “feldspat” fel-ni  silisyumdur ise  si- ni almıştır. Mafik kelimesinde ise  “magnezyumun”  ma- sı ile demir  elementinin fi-si alınmıştır.(ferrik) ultramafik denildiğinde mafikden daha yüksek oranda Mg ve Fe bulunduğunu anlarız.Bu bölümü burada keselim.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum