İstanbul
20 Temmuz, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

TÜRKİYE NİN DEĞERLENDİRİLEMEYEN DEĞERLİ KAYNAKLARI ÜÇ

28 Haziran 2026, Pazar 21:22

En son yazıda  “emery” madenini ele almıştık. Bu bölümde henüz bir adet bile bulunmamış ancak bulunması yüksek olan elmas üzerine olacak bir yazı içindeyiz.

Kısaca elmas hakkında bazı bilgiler verelim;

Elmas, karbon elementinin yüksek sıcaklık ve basınç altında çok dar alana sıkışarak meydana gelmiş kristal yapıda bir mineraldir. Elmas sadece tek elementten oluşmuş bildiğimiz tek mineraldir.

Elmas, asla yeryüzünde oluşmaz oluştuğu bölüm yerkabuğunun en az 120 km derinliğidir. 120 km üstü (diyelim ki 100 km  de oluşmaz) derinliklerde var olan karbon ise “grafit” denilen yine bir karbon polimorfuna (polimorf; aynı elementin farklı basınç ve sıcaklıkta oluşan farklı mineraline denir) dönüşür.

Elmas, evrende bildiğimiz en sert elementtir,en yüksek ısı iletimi sağlayanıdır, altın  gibi asitlerden etkilenmez, hidrofobik olduğu için ıslanmaz. Ancak yağ seven olduğu içinde suyun tersine davranır ve yağa tutunur  bu sayede de arama yapmada ve bulmada kullanılır.

Elmas,oluştuğu magma sıcaklığı 1.600 derece olduğu sanılmaktadır elmas bu ortamda çok yavaş bir oluşum süreci içinde büyür. Şimdiye kadar tespit edilen en genç elmas bir milyar yıla yakın yaştadır. Elmas oluştuğu ortamda stabildir yani değişime uğramadan kalır ancak yeryüzüne ulaşınca gereken basınç ve sıcaklık olmadığı için çok yavaş olarak grafite dönüşmeye başlar ancak gerçekten milyonlarca yıl içinde dönüşür.

Elmas,wolfram madeninden bile daha yüksek ergime sıcaklığına sahiptir ( fakat bu oksijensiz ortam için geçerlidir) ancak yandığı zamanda geriye kül bırakmaz.

Elmas yüksek ışık kırılma indisine  sahiptir,flaş yapma özelliği vardır değerli taş olarak ve sanayide kullanılır.

Elmas, gram olarak değil kırat olarak tartılır beş kırat bir gramdır.Bu anlamı ile ederi en yüksek maddelerden kabul edilir.

Bu kadar bilgi yeterlidir biz işin birde kısaca tarihçesine bakalım; Elmas bilindiği kadarıyla ilk defa Hindistan’da ve plaser yataklarda bulundu (yani nehir birikitinlerinde ) ilk asıl kaynağından bulunuşu Güney Afrika Cumhuriyetinde olduğu söylenip yazılsa da aslında ilk defa OSMANLI toprağı olan Cezayir’de bulunmuştur (bu konuda yazdım yazıya bakılabilir)

Elmaslar yerin yüzlerce km aşağısından ancak çok özel jeolojik oluşumlar olan Kimberlite bacaları,Lamproite bacaları ile yanardağ benzeri ama ondan farklı olan bu derin bacalardan magma içindeki gaz basıncı ile ve büyük bir patlama ile yeryüzüne taşınır.Bu taşıma işlemini de “ksenot “denilen kayaçlar ile yapılır.

Elmas, aslında başka kaynaklara sahiptir ancak bunlara girmeyeceğiz (bir iki örnekle yetinelim;uzaydan meteorlar ile gelir,meteor patlaması ile oluşabilir,sentetik olarak yapılır,ofiyolitlerde bulunabilir vs.)

Gelelim ülkemize.Bizde ilgili  hangi bilim insanına sorsanız standart cevabı söyler ;bizde kimberlit bacası yok bu nedenle de elmas yoktur derler !

Yukarıda ki ezberlenmiş eksik bilgi nedeni ile pek çok kişi ile sert tartışmalar yapmak zorunda kaldım.Basitçe özetliyorum; 1980 li yıllarda ilk defa Avusturalya da Lamproitlerde elmas bulunmuştur ayrıca Hindistan elmaslarınında  önemli kısmının lamproit kaynaklı olduğu da anlaşılmıştır.Bugün dünyada en önemli renkli elmas çıkarıcısı ülke Avusturalya’dır.Başka ülkelerde de lamproitlerde elmas bulunmuştur.

Uzatmadan aşağıda ki linklerde de görüleceği üzere Türkiye’de beş ilimizde lamproit bacaları olduğu tespit edilmiştir ayrıca altıncı il olarak Denizli ilave edilmelidir zira aramalarım neticesinde on yedi adet lamproit bacası buldum.

Bu bacaların hepsinden rantabıl elmas çıkmaz bilinen dünya ortalamadı %10 dur fakat bu bacalar çok ilginç yapıya haizdir şöyle ki bunlar ortak bir büyük bacanın dallanmsı sonucu olarak en az on bir adet olarak bir küme teşkil eder.Fakat ortalama rakam ise otuz civarıdır bazen kırk adet baca birbiri ile ilişkilidir.Kabaca bir hesapla sadece şimdiki bulunanları hesaba katarsak ülkemizde en az on beş adet bacada rantabl(ekonomik çıkarımı olan )  elmas var demektir.

Burada ayrıca aşağıda linklerini vereceğimiz yazılardan da anlaşılacağı üzere Adana/Pozantı ve Köyceğizde iki ayrı yerde ofiyolitler içinde Çin ve Türk bilim insanlarınca “mikro elmas ve mozanit taşı “bulunmuştur.Yani artık Türkiye’de elmas yoktur demenin de anlamı kalmamıştır…Mozanit taşı ; bu taş doğada bulunan en sert ikinci taştır çok kıymetlidir. Elmas benzeri ortamlarda oluşabilir. Buraya bir ek daha yapayım kendi bölgemde yani Lamproit baca yatağında  “sistohivite “ minerali buldum bu taşın sertliği 9.5 dur.Çok çok nadir bulunur bildiğim kadarı ile bugüne kadar bulunmuş en iri sistohivite taşıdır ve bu taş sadece lampritlerde bulunur.

 

Yukarıda yaptığımız açıklayamaya  ek olarak,bu bacalar yerin çok derinliğinden materyal getirdiği için sadece elmas yatakları değildir buralarda  altın başta olmak üzere çeşitli değerli maden ve değerli taşlar bulunur. Bir ek daha yapalım, mavi elmaslar ancak bor elementinin olduğu yerde olabileceğinden en değerli olanlardan olan mavi elmasın Türkiye’de bulunma  ihtimali çok yüksektir.

Türkiye’nin değerlendirilemeyen çok önemli kaynaklara sahip olduğunu anlatmak için bu yazılar yazılıyor.Emperyalist Batı, geçmişin tüm insan kazanımlarını kullanarak en son gelişme şansını sadece kendisi için kullandı geriden gelen ülkelerin faydalanmasını istemiyorlar. Bu nedenle çok çeşitli tuzaklar kurulmuş durumda.

Hemen her kesimi avlamak için kurulan ayrı niteliklere sahip bu tuzaklara ne yazık ki sağ sol demeden bütün gruplar kapılmış durumda. Kimi zaman çevrecilik adına ülke maden ve değerli taşları çıkarımına engel çıkartıyorlar işin en acı vereni ise milletimiz adına seçim ile gelen siyasilerin gerek bilgisizlik gerekse ihanetleri neticesinde bu kaynaklar yer altında kalmaktadır.

Yanlış olduğunu sanmıyorum uzun süredir ilk defa Türkiye başka başka nedenlerden dolayı artık satın alınmış siyasetçiler tarafından dahi kabulü mümkün olmayan dayatmalar nedeni ile kendiliğinden bağımsızlık düşüncesi sürekli güç kazanmaktadır denebilir ki en işbirlikçi iktidar dahi gelse ya devrim olacaktır ya da bu iktidar hızla nitelik değiştirip millileşme zorunda kalacaktır. Bu yeni durumu göz önüne alarak zaten ABD ve AB emperyalizminin kabul edilemez dayatmalarına karşı duran bir devlet başkanı ve hükümeti bulunmakta bu inanılmaz avantajın derhal en hızlı biçimde kazanımlara çevrilmelidir. Görülecektir ki kısa süre sonra ne petrol ne para sorunumuz kalmayacak ülke zaten belli bir yere gelmenin avantajını da kullanarak tahmin edilemez şekilde hızla kalkınacaktır.

 

https://docs.google.com/document/d/191fV9SUKdep7cTvmevq3h7y0Dbd9iArf9SN6gpUdPno/edit.

 

https://docs.google.com/document/d/1gXz4ri9NM9abS2x7HCkNE_7dnB4sS8AilalPLg7s12c/edit.

 

https://drive.google.com/file/d/1NoYOaJYdOSILwNmBZkWl-Tqcu127zV9-/view?usp=drivesdk.

https://drive.google.com/file/d/1zqs5LIPUpT0r92wvQmJYAF8QeZcjZHek/view?usp=drivesdk.

 

https://docs.google.com/document/d/1PkI5hGBqrcYB_3relDYv_CuPYLdN0H8b1kFZ1UtmGPU/edit.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum