NİÇİN MEZHEPÇİ DEĞİLİM?
03 Mart 2026, Salı 18:45Beni mezhepçilikten koparan ayet şudur:
وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادَىٰ كَمَا خَلَقْنَاكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَاءَ ظُهُورِكُمْ ۖ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَاءَكُمُ الَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَاءُ ۚ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ
-“Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi bize teker teker geldiniz. Size verdiğimiz şeyleri arkanızda bıraktınız. Hakkınızda (Allah’a) ortak olduklarını iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kopmuş ve iddia ettikleriniz sizden kaybolup gitmiştir.” (Enam: 94)
Kuranda geçen Ayetten şunu anladım:
Bu dünyada onurlu bir insanın onurlu bir yere tutunabilmesi için, önce onun hesabının kendisi tarafından tutulması gerekir ve bunun gerçekleşmesi için de ona fırsat verilmelidir!
Yani Allah bu ayette insanlara diyor ki;
- “Her birinizi tek tek hesaba çekeceğiz.” (Enam: 94)
Kimse kimseden sorumlu değildir, kimse kimsenin hesabını vermeyecektir.
Bu benim akrabamdır, dostumdur, alimimdir, şeyhimdir, seyyidimdir, kavsimdir, mezhebimdir, tarikatımdır, vs. gibi şeyler yoktur.
Mademki fert fert hesap vereceksek ve bu dünyada teker teker siz ne yaptınız diye sorguya çekileceksek, demezler mi ki o zaman, müsaade edin de bana sorulacak hesabın tarihini, hikayesini benim kendim burada yazayım!
Çünkü bir tek kendimin buna karşı kapasitem ve tecrübem vardır.
Ayrıca bütün bu akıl ve tecrübemi destekleyecek bir “ilahi vahiy” ve bir Kitab-ı Kerim’de mevcuttur.
Bu üçünü (aklımı-tecrübemi ve kitabı) birbiriyle çatışan değil, birbirini destekleyen bir entegre yapı içerisinde götürdüğümde, zihinsel olarak kesinlik, kalbi olarak da beni tatmin eden bir yaşam felsefesi ve bir dünya görüşüne ulaşmış olurum!
Kısacası; evet, hepimiz bir dünya görüşüne, bir mezhebe ve mektebe sahip olabiliriz. Bu dünya görüşüne kelam, hadis, felsefe, tefsir vs. üzerinden bir doktrin ya da bir bilim şeklinde de sahip olabiliriz.
Yani Kur’an ve Sünnetin çizdiği bir ufuk ve onların bir bilimsel tarafı, kendilerini argüman, kanıt ve hüccetleriyle destekledikleri yapıları, bütün bu disiplinlerin dışında yer alan bir dünya görüşüne de sahip olmalıyız.
Nihayetinde dünya görüşü dediğimiz şey, hangi din ve mezhepten olursa olsun, bir Müslüman, gayri Müslim ve bir insan içindir!
Fakat şunu da unutmamalıyız ki, dünyadaki insanlara saf ve salt mezhep, din ve kültür sunulmamış ve sunulmuyor!
Bunlardan her biri, bir meta şeklinde ve elbiseye büründürülerek sunuluyor.
Örneğin her bir inanç ve mezhep, çok güzel vaadler vererek bizlere sunuluyor!
Hristiyanlığın verdiği vaadler bir başka, Sünnilik ve Şiiliğin vaadleri bir başkadır!
Hristiyanlık, İnciller ile birlikte dolarlar, Yahudilik vaad edilmiş topraklar, Sünnilik dünyevi güç ve makam, Şiilik şehadet ve ahiret sunuyor!
Kültürlerde öyle! Mesela batı kültürü bizlere bir telefon, uydu, uçak vs. ile geliyor.
Artık sözlü inanç ve kültürün hiçbir değeri olmuyor.
Her biri farklı bir ritüel ve farklı bir kiyafetler içerisinde bizlere sunuluyor!


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum