İstanbul
24 Nisan, 2026, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

VARTO'DA JES PROJESİNE KARŞI MIYIM?

23 Nisan 2026, Perşembe 21:23

Berlin Varto Kültür Ve Dayanışma Derneği sayfasında Erkan Tolay’ın şahsıma yönelik çağrıya cevabımdır:

Değerli Berlin Varto Kültür ve Dayanışma Derneği sayfası takipçileri, takipçisi olduğunuz sayfada şahsıma bir çağrı yapıldığı için cevap hakkı doğmuş bulunmaktadır.

Fakat görüyor ve anlıyorum ki, mesele JES projesi ve tepkiler iken, her nedense söz dönüp dolaşıp Mehmet Şerif Fırat'a getiriliyor ve hadsiz bir takım ifadeler kullanılıyor. Merak etmeyin her birine topluca cevap vereceğim.

Öncelikle Efkan Tolay'ın çağrısı üzerine söyleyeceklerimi ifade edeyim ki konu biribirine karışmasın.

Bundan bir kaç gün önce Varto'da hayata geçirilmek istenen JES projesi ile ilgili bir iki paylaşımda bulunmuş idim. Söz konusu paylaşımlarda özetle JES projesine karşı köylülerimizin haklı eylemlerini ve karşı çıkış gerekçelerini bir takım siyasi aktörler tarafından bilinçli olarak, kirli siyasi emellerine alet edildiğini, JES karşıtlığı üzerinden toplumumuzun devletle karşı karşıya getirildiğini, söz konusu karşıtlığın ortaya çıkardığı gerilimler üzerinden, karanlık ve kirli bir siyaset yürütüldüğünü ve hatta CHP'li bir takım siyasi aktörler öne sürülerek Hormek Coğrafyasının PKK ve DEM'e karşı olan direncini kırmak, yönetmek ve nihayet DEM-PKK çizgisine teslim etmek amacı güdüldüğünü yazmış ve bu hususta bölgede iki dönem milletvekili adayı olmam hasebiyle üzerime düşen görev ve halkımıza karşı sorumluluğum gereği anılan kirli siyaseti deşifre etmek, toplumu uyarmak zorunda kaldığımı ifade etmiştim.

Fakat öyle anlaşılıyor ki, bunu ifşa etmek bazı insanların hoşuna gitmemiş olacak ki, meseleyi bel altı vurarak, geçmişi kaşıyarak küfrederek, tehdit ederek, başka başka boyutlara taşıyarak meseleyi özünden saptırmaktadırlar.

Buradaki maksat da gayet açıkça anlaşılıyor.

Bunun temel nedeni, andığım kirli ve karanılık siyaseti ifşa etmiş olmam.

Bir kez daha madde madde söyleyeyim.

1. Ben söz konusu paylaşımlarımda JES'i olumlu gördüğümü desteklediğimi söylemiyorum.

2. JES'in çevresel, külütrel tarihi, sosyolojik risklerinin var olduğunu zaten söylüyorum.

3. Yok eğer uygulanacaksa, Çevresel etkileri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini,

4. Köylülerimizin JES'e karşı tepkilerinin haklı olduğunu ifade ediyorum.

Ortalama bir zakanın altındaki her hangi bir insanın söz konusu paylaşımlarımı okurken anlayacağı bu hususlar açıkça ortadayken, neden JES projesini olumlu bulduğum çıkarımlarında bulunuluyor.

Nedeni gayet açık: Proje konusunda yürütülen siyasetin arkasındaki maksadı dilim döndüğünce ifşa ettiğim için... Bu konuda şu anda JES projesine karşı, köylülerimizin kurduğu sivil insiyatifleri üzerine çöken, onların iradesini ve duyarlılığını teslim alan bu siyasi aktörlerin, JES karşıtlığı iki yüzlü, kirli ve maksatlıdır.

Projenin ekolojik denge başta olmak üzere bölgenin tarihini, kültürünü de etkileyecek boyutları olduğu ileri sürülüyor ise, onlara göre Şeyh Sait Hareketinin direnç noktası olan ve bölgedeki Kürt yurttaşlarımız için sembolik anlamı bulunan Abdurrahman Paşa köprüsü HES barajının altında kaldığında niye sesleri çıkmadı.

HES'in ekolojik çevre üzerindeki etkilerini, endemik yapıya, faunaya olan etkileri açıkça bilindiği halde neden HES'e karşı bir direnç oluşturulmadı da, JES Hormek köylerini hedef aldığında yaygarıyı koparmaktalar.

Demir Çelik zamannıda taş ocağına çevrilen Seferek köyünün ekolojik dengesi, köyün üstüne çöken metaller söz konusu olduğunda neden sesleri çıkmadı.

Goşkar suyu üzerinde baraj yapılırken neredeydiler bu zatlar.

Ne oldu da Hormek köyleri söz konusu olduğunda ekoloji, kültür, tarih inanç bu insanların duyarlı olduğu alanlar haline geldi?

Bütün bunlar ortadayken, bunların samimiyetine nasıl inanalım. Nasıl bu işin içinde başka bir şey mi var diye sormayalım. Biz de haklı olarak soruyoruz ve sorguluyoruz.

1. Neden Vartodaki köylülerimizin kurduğu sivil insiyatiflere çöktünüz. Rakasan Muhtarı'nı diskalifiye ettiniz.

2. Neden köylülerimizin kurdğu sivil insiyatifleri, baskılayarak fotoğraf karelerinin önüne çıktınız

3. Neden halkın tepkilerini örgütleyen sanki sizmişsiniz gibi bir algı oluşturdunuz da Projeye haklı tepkileri olan ancak sizin iradenize teslim olmak istemeyen diğer insanların sürece katılmasına engel oldunuz.

Yaptığımız sorgulamalardan çıkardığımız sonuç, daha vahim. Üstelik kirli..

Cevap veremeyince sosyal medya silahşörleri üzerinden tehdit ediyor, hakaret ediyorlar. Hadlerini aşarak.. Dedem Rahmetli Mehmet Şerif Fırat'ı, kitabını, devletçitutumunu vs karıştırarak ortalığı bulandırmaya, buradan ortaya çıkacak tepkileri kullanarak, olayları manipüle etmeye çalışıyorlar.

İşi öyle bir noktaya getirmiş bulunmaktadırlar ki bu kez, Alevilik konusunda yaptığımız çalışmalarla bağlantısını kurarak, bu konudaki çalışmalarımız ile soruna karşı gösterdiğimiz duyarlılığın JES projesi konusunda ortaya çıkan haklı taleplerle çeliştiğini ifade etmekte ve acaba başka nasıl bir tepki oluştururuz da Mustafa Fırat'ı vururuz hesabına girmektedirler.

Madem bu konu gündeme getirilmiş, öyle ise cevap vereyim de her kes bilsin.

İçinden çıkageldiğim Alevi toplumunun tarihsel, kültürel sosyal ve siyasal meselelerine vakıf bir insan ve bu gelenek ile inancın bir bireyi olarak;

1. Devletin Alevi toplumunun sorunlarına duyarlılık geliştirmesini, Alevi toplumunun muhtelif sorunlarına çözüm arayışını elbette destekliyorum. Desteklemekle kalmıyor, Hükümetin bu konuda attığı adımı, Cumhuriyet tarihi boyunca atılmış en büyük adım olarak görüyorum.

2. Cemevlerinin Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmasını savunmuyorum. Konuya vakıf olduğum için de Başkanlığın böyle bir politikası ve amacının olmadığını da çok iyi biliyorum. 3. Cemevi Başkanlığının, Cumhurbaşkanlığına bağlı özerk bir kurum olarak yapılandırılması gerektiğini savunuyorum. 4.Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının ocak temelli, Pir ve Dedelerden oluşan danışma kurullarıyla yönetilmesi gerektiğini, yönetimsel ve inançsal özerkliklerinin korunması gerektiğini savunuyorum.

5. Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gerektiğini 6. Sünni yurttaşlarımızın ibadethanelerine sağlanan imkanların ve kamusal kaynakların, nüfusa orantılı olarak Cemevlerine de sağlanması gerektiğini, savunuyorum ve en önemlisi ve hassasiyetle üzerinde durulmak üzere

6. Bir Alevilik tanımı yapılmaksızın, Alevilik inancına, ritüellerine, geleneklerine ve değerlerine yönelik saldırılara karşı gerekli önlemlerin alınması gerektiğini savunuyorum.

Avrupa merkezli bir takım mihrakların "Alisiz Alevilik" şeklinde inşa ettikleri, Aleviliğin tarihi ve geleneğiyle tamamen zıt, yeni bir tür Aleviliğin, toplumumuza dayatılmış olmasına karşı gerekli önlemlerin alınarak geleneksel Aleviliğin korunması ve kendini ifade edebilmesi için gereken koşulların yaratılması gerektiğini savunuyorum.

Konuyu bu noktaya getirdiğiniz için yazıyorum.

Halkımızın JES projesine karşı geliştirmiş olduğu iradeye çöken bu zevat, güya inançlarımız, ziyaret mekanlarımızın zarar göreceğini ifade etmekte iken, İnançlarımıza, değerlerimize ve geleneklerimize en yıkıcı ve en aşağılık saldırıyı yapanlardır. AABF'nin yöneticileri değil miki, biz Müslüman değiliz diyen. JES'e karşı açıklama yapan Celal Fırat değil mi ki Alevileri "Ateşe tapan" diye tanımlayan.

Bunlar deği mi ki biz ışık insanıyız, Ateşe tapanlarız deyip de, Aleviliğin içini boşaltanlar. Sizin Aleviliğinizi tanımlayan…

Hadi diyelim ki Devletin Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı kurararak Aleviliği asimile ettiği zannıyla bu kuruma karşı çıkıyorsunuz. Anladık da sanki yeni birşey bulmuşcasına Alevileri ateşe tapan, doğacı, ya da ışık insanı diye tanımlayarak Aleviliği asimile eden bu kesime niye bir ses çıkarmıyorsunuz.

Devamı…

Bunlar değil mi ki çoluk çocuğunuzun boğazından kesip de deprem zedelere AABF üzerinden gönderdiğiniz yardım paralarını cukkalayıp Varto da gövde gösterisi yapanlarla JES karşıtlığı üzerinden kol kola yürüyen.

JES’e destek veren Pir Sultan Abdal dernekleri genel başkanına soruyor musunuz ki, kendi yakın arkadaşlarınız gelen yardım paralarını özel hesabında tutuyor iddiasına bir cevap ver. Kendini akla da öyle gel Vartolu köylülerimizin JES karşıtı eylemine.

….

Takdir aklı ve vicdanı olanlarındır.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Ayhan Aytaç Yazarefendi
    23-04-2026 21:41

    Trt canlar olmalı dede zakir lisesi olmalı 4 kapı 40 makam Alevi ilahiyat fakültesi olmalı bu ülke gerçekten laik ise ve Alisiz Alevilik yok Mehdisiz Alevilik var... tşk... ??

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum