İstanbul
03 Ağustos, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

BATI ANADOLU SELENDİ,GÜRE VE UŞAK NEOJEN HAVZALARININ STRAGRAFİK REVİZYONU İKİ

03 Ağustos 2026, Pazartesi 17:37

Birinci bölümde bıraktığımız yerden yazıya devam ediyorum .

 

5-) Bilen kişiler için ilk başta yanlış gelecek bir iddiayı ve gerçeği die getireceğim. 

Türkiye ,ilk bölümde yazdıklarımın  neticesi olarak son derece kaliteli ZÜMRÜT yataklarına sahiptir. Bu konu çok önemli bu nedenle bu varsayımı anlaşılır şekilde açmam gerekiyor ;

 

A-) Önce bu mineralin çok önemli bir özelliği var  var onu yazalım. Dünyada kaliteli Zümrüt çok pahalıdır çünkü kaliteli olanı çok az bulunur ve çıkarılır. Şu anda kabul edilen en kaliteli zümrütler Kolombiya’da çıkarılır ( özellikle üç yataktan ). Antik Mısır’da zümrüt çıkarlıyordu fakat kalitesi düşüktü çünkü bütün minerologlar bilir ki zümrüte o güzel yeşili veren krom bileşiği aynı zamanda o taşın laneti gibidir çünkü inklüzyonlara ( kapanımlara) ve çatlakların da sebebidir.Özellikle mika şistli alanlarda bu dahada belirgin olmaktadır.  

 

B-) Kaliteli zümrüt;  kırığı ,çatlağı olmayan ve renk skalasında % 70 seviyesinde krom bileşiği alarak oluşan renge sahip olan taştır. Bu tip zümrüt hidrotermal yatakların eseridir. 

 

C-) Zümrüt oluşumu için önemli olan mineral veya elementleri yazarsak ; elbette ilk önce beril minerali gelir. Bir bölgede beril yoksa beril ailesi taşlarda elbette bulunmaz ( zümrüt, akumarin , helidor, biksbite , goşenit ) sonra ise krom gelir. Bu ikili de ne yazık ki ender bulunur. Ayrıca ayrı dünyaların varlıklarıdır çünkü beril  felsik yapıda bulunur oysa krom çok dipten gelir ve ultramafik yapıda bulunur. Bu zümrüt oluşumunun ilk zorluğudur. Öyle bir olgu olmalı ki bu iki bir arada bulunmazdan yeni bir bileşik ( mineral oluşabilsin )  Fakat zorluk sadece bu kadarla kalmaz .Yazı devam ettikçe açıklanacak.

 

D-) Artık bu değerli taşın neden ender olduğunun önemli kısmını yazmış olduk. Bundan sonra ilk bölümdeki bilgileri sentezleyerek gideceğiz. 

 

E-) Türkiye’nin çok uzun yıllar denizin  tabanı  olduğunu yazmıştık ( bütününü değil bir kısmını) Ayrıca aynı bölgelerin bol miktarda hidrotermal yataklara sahip olduğunu ve ayrıca çok sayıda volkanizmadan bahsetmiştik. Elbette bir bölgede yüksek volkanik faaliyet varsa bu bir takım sismik hareketlere de sebep olacaktır. Nitekim özellikle üzerinde durduğumuz Batı Anadolu tam bu şekilde bulunmaktadır. 

Depremler, Hidrotermal yataklar ve bir tanesini daha ekliyoruz o da “EVAPORİT YATAKLAR” . Evet zümrütümüz daha görünür hale geliyor. Öncelikle tekrar yazılmalı ki ; bütün bu benzemezlerin biri bile eksik olsa bu nadide taş oluşmazdı. 

Evaporit yataklar milyonlarca yıl meydana gelen tortul kaynaklardaki kromun varlık nedenidir. Fakat ikili arasında bazen yüzlerce metre derinliğinde mesafe vardır. Bu mesafe de sadece bölgede bol oluşa gelen depremlerin yarattığı kırılmalar sayesinde olabilmektedir. Daha eski zamanlara gidip aynı bölgelere baksaydık , büyük çukurluk  alanların deniz suyu ile dolu olduğunu görürdük. Bu tuzlu sular diplere yukarıdaki erimiş berili taşır ve kromun olduğu yerlerde kimyasal reaksiyonlar sonucunda zümrüt oluşur. Evaporit yatakların güzel bir özelliği vardır. Bu ortamda normalde klark sayısı çok yüksek olan demir bulunmaz veya çok az bulunur. Bu durumda meydana gelen zümrütlerin kalitesini garantiler.

 

F-) Sonuç olarak nasıl Türkiye bir BOR ülkesi ise nasıl bir korund ( açılım olarak da yakut,safir ve spinel ) ülkesi ise aynı zamanda da bir ZÜMRÜT ülkesidir.

 

6-) Türkiye , çok fazla sayıda lamproit dayk ve lamprofir dayk oluşumlarına sahiptir. Bu durumu da  biraz açalım ;

A- LAMPROİT DAYK : Önce kendimden başlıyayım , Denizli’de sadece kişisel gayretimle ( yanımda bana yardım eden arkadaşlarım da vardı ) on yedi adet buldum. Bu sayı dahada fazladır çünkü gerek aracımın olmaması gerekse geçirdiğim trafik kazası sonucu sağ ayağımın üç yerden kırılması ve ameliyatlar sonucunda devam edemedim. Ayrıca çeşitli yerli yabanc ortak çalışmaları sonucunda kesinleşmiş il sayısı altı adettir ( Denizli hariç nedense hiç kimse Denizli ‘den bahsetmiyor sanki sadece akademisyenler lamproit bulabilimiş gibi… Netice olarak şimdiki duruma göre ; Denizli, Uşak, Muğla, Afyon,Kütahya,Isparta ve Tekirdağ. 

Bir dünya tecrübesi sonucu olarak , bir adet lamproit bulunduğunda ona bağlı en az on bir adet daha bulunduğu kabul edilir fakat bu asgari sayıdır ortalama olarak diyebiliriz ki 7 x25 = 175 adet lamproit daykımız var demektir . Yine şimdiki bilgimize göre her on lamproit den biri işlenebilir elmas bulundurur bu durumda 175 : 10 = 17 adet elmas çıkarılacak lamproit mevcut demektir  ki bu da  yine eksiktir çünkü araştırılırsa bu sayı hızla yükselecektir. 

ÖNEMLİ NOT: Lamproitler yerşn çok derinlerinden yüzeye mineral ( değerli maden ve taş ) taşır. Özellikle altın, bazı değerli garnet çeşitleri vs.  

 

LAMPROFİR DAYK : Bütün dünyada son yıllarda bu jeolojik oluşumlara ilgi artmıştır. Bunun en büyük sebebi ise bu oluşumların kimberlite ve lamprote ile bağlantılı görülmesinden ileri gelmektedir ayrıca özellikle yüksek öiktarda altın kaynağı da olduğu ortaya çıkınca sonuç kaçınılmaz şekilde ki duruma gelmiştir.

Lamprofirler konusunda benim bir adet  yabancı kaynaklardan edindiğim bilgilerle yazdığım yazım vardı fakat bu konuda yeterli araştırma yapmamıştım. Bildiğim kadarı ile Denizli'de bir bölgede bu oluşum bulunup hakkında makale yazılmıştır. Bu konudaki yazıların artması beklenir. 

Türkiye’de ki gerek lamproit gerekse lamprofirler esasen kuzey Afrika’dan kopan kıta kitlesinin Anadolu kütlesi ile çarpışıp özellikle Toros Dağlarını oluşturması sonucu ,zaten önemli kısmı Tetis Denizi tabanı olan Anadolunun dipte meydana gelen büyük çarpışma ile kalınlığı az olan deniz tabanı parçalanınca manto tabakasından yukarı sızmalar olmuştur. Bu süreç uzun süre devam etmiş ve yüzeye mantodan malzeme taşınmıştır.Bu sürecin sonucu olarak bilebildiğim kadarıyla ;

1-   Sadece Türkiye'de bulunan ( Elazığ ili) “Kemmerite minerali”  

2-    Türkiye’de birkaç yerde bulunan  “Mozanit minerali” 

3-    Toros larda bulunduğunu bildiğim “mavi garnet” 

4-    Birçok yerde bulunan “Uvarovite garnet” 

5-    Benim bulduğu 1.6 cm büyüklüğünde ki “Stishovite minerali” 

6-    Benim bulduğum “BallenKuvarsları” 

7-     Benim bulduğum  “Diapletik Glass “ lar bulunmuştur.

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum