SÖMÜRGE TEORİSİNDEN, SÖMÜRGECİLERİN PİYONLUĞUNA
29 Ocak 2026, Perşembe 22:021980 öncesinde sol örgütler içirsinde tartışılan bir teori vardı. Bu teoriyi savunanlar Kürt halkının yaşadığı bölgeleri “Kürdistan” olarak görüyor ve bulundukları ülkeleri de “sömürgeci” olarak adlandırıyordu. Yani, Kürtlerin yaşadığı ülkeler olan Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ı “Sömürgeci” devletler olarak tanımlıyorlardı.
PKK’nın bugün ve geçmişteki yaptığı eylemleri de bu teoriye dayanmaktadır. Bu teoriyi kavramadan PKK’nın eylemlerini ve izlediği politik çizgiyi anlayamayız. O halde, bu teori neyi savunmaktadır? Bugünkü makalemizde bu teori üzerinde duracağız.
PKK ve bazı sol örgütler “Sömürge” teorisini, Lenin’in birinci dünya savaşı öncesinde formüle ettiği “Sömürgecilik ve Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı” tezlerine dayandırıyordu. Bu tezleri savunanlar kısaca şöyle diyorlardı:
“Kürtlerin yaşadığı bölgeler (Kürdistan) egemen devletlerin işgali altındadır. İşgalciler, Türkiye Cumhuriyeti, İran, Irak ve Suriye'dir. Baş düşmanlar bu devletlerdir. Bu devletlere karşı, silahlı kurtuluş mücadelesi meşru bir haktır. Bunu da ulusların kendi kaderini tayin hakkından almaktadır. Baş düşmanlara karşı, bütün devletlerle iş birliği yapmak ve onların desteğini almak hakkımızdır."
Savundukları tezlerin özeti buydu. Şimdi bu tezi kendi savundukları sözde “Marksist-Leninist” ideolojiye göre ele alalım.
Marksist doktrine göre, bir devletin sömürgeci olabilmesi için; kapitalist ve aynı zamanda emperyalist bir ülke olması gerekir. Peki, sömürgeci olarak tanımlanan ülkeler hem kapitalist hem de emperyalist ülkeler mi? Yani, 2003’den beri ABD ve destekçilerinin işgali altında bulunan Irak, 2011’den beri yine aynı emperyalistlerin saldırısı ve işgali altında olan Suriye kapitalist ve emperyalist bir ülke mi? Yine aynı emperyalistlerin bombalı ve füzeli saldırılarına uğrayan İran hem sömürgeci hem emperyalist bir ülke mi? Emperyalistlerin baskılarına maruz olanTürkiye sömürgeci bir ülke mi? Elbette ki hiç biri değil.
Lenin’in, birinci dünya savaşı öncesi sömürgeci ve emperyalist olarak tanımladığı ülkeler, İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Hollanda, İtalya gibi ülkelerdi. Osmanlığı İmparatorluğu için ise, “yarı-sömürge” tanımlaması yapmıştı.
Lenin, sömürgeci ve emperyalist ülkelerin işgali ve denetiminde olan halkların ve milletlerin “Kendi Kaderini Tayin Hakkı”nı savunuyordu. Lenin’in, Kurtuluş savaşı sırasında emperyalistlere karşı savaşan Mustafa Kemal’e para ve silah desteği vermesinin nedenlerinden biri de bu ilkeye dayanıyordu. Eğer, PKK ve bazı sol grupların dediği gibi olsaydı, Lenin, Türkiye’nin bağımsızlık savaşına destek verir miydi?
Dolayısıyla, hem PKK’nın hem de bazı sol grupların savunduğu “Sömürge” teorisinin “Marksizim” ve “Leninizm” ile bir alakası yoktu. Bu tezin amacı, gerçek sömürgecileri gizleyerek, emperyalizmin hedefinde olan Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin etnik temelde bölünmesini ve parçalanmasını hedefliyordu. Nitekim bu tezin amacının ne olduğu bugün daha iyi anlaşılmıyor mu? Aynı ülkeler emperyalistlerin saldırısı altında değiller mi? Sömürge teorisini savunan PKK ve ona siyasi destek veren bazı sol gruplar bugün emperyalistlerle aynı cephede değiller mi? ABD ve yandaşı olan sömürgeci ve emperyalist ülkelerden siyasi, ekonomik ve silah desteği almadılar mı?
PKK’nın ve ona destek veren bazı sol örgütlerin bugün geldikleri durum daha önceden belliydi. Biz onları yıllar önce yazdığımız makalelerle uyarmıştık. Aynen şöyle demiştik:
“Türkiye’yi, İran’ı, Suriye’yi ve Irak’ı baş düşman alan, emperyalizmin yanına gider. Onların piyonu ve askeri olur.” Söylediklerimiz bugün doğrulanmıştır. Emperyalistler kendilerini terk ettiğini açıklayınca ağlamaya ve sızlanmaya başladılar. Emperyalizm işte böyledir. İşi bitene kadar kullanır. İşi bitince de bir kenara koyar. Emperyalizmin bağımsızlık ve özgürlük getireceğine inananlar sonuçlarına da katlanırlar. Ama ne var ki, yıllardır savundukları ve yaptıkları ile emperyalistlere piyonluk yapanlar hem Kürt halkına hem de yaşadıkları ükelere onarılmaz zararlar verdiler. Vermeye de devam ediyorlar.
“SÖMÜRGE” teorisini savunanlar, bu tezi savundukları müddetçe emperyalizmin işbirlikçisi ve piyonu olmaktan kurtulamazlar.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum