3 OYLA KAZANILAN KOLTUK, KAYBEDİLEN GÜVEN!
17 Mart 2026, Salı 18:16Alevilik, tarih boyunca hiçbir gücün arka bahçesi olmamıştır.
Hiçbir siyasi hesabın, hiçbir kişisel kariyer planının dolgu malzemesi de olmamalıdır.
Bu yol; hakikatin, adaletin ve rızalığın yoludur.
Bu yolda koltuk değil, hizmet esastır.
Ancak son günlerde bir Alevi kurumunda yapılan olağanüstü genel kurul, bizlere bir gerçeği bir kez daha açık şekilde göstermiştir:
Sorun sandıkta değil, anlayıştadır.
Yaklaşık bin delegesi bulunan bir kurumda, genel kurula katılımın yarı seviyesinde kalması bile başlı başına bir uyarıdır.
Bu tablo, tabanın yönetime olan güveninde ciddi bir aşınma olduğunu göstermektedir.
Buna rağmen, çok sınırlı katılımla ve yalnızca üç oy farkla elde edilen bir sonucun “güven tazelemek” olarak sunulması, hakikatle bağdaşmayan bir algı çabasından başka bir şey değildir.
Üç oy farkla kazanılan bir koltuk, gerçekte kaybedilen güvenin üzerini örtmez.
Aksine, o koltuğun ne kadar tartışmalı hale geldiğini gösterir.
Kamuoyunda konuşulanlar, kulislerde dillendirilenler ve süreç boyunca ortaya çıkan tablo; Alevi kurumlarının bazı çevreler tarafından siyasetin gölgesine çekilmek istendiğine dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bu noktada asıl mesele kişiler değil, zihniyettir.
Alevilik; hiçbir partinin arka bahçesi değildir.
Alevilik; hiçbir makamın basamak taşı değildir.
Bir inancı temsil iddiasında olanların, o inancı kişisel siyasi hedeflerle yan yana getirmesi; bu yola yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Hele ki bu süreçte çeşitli beklentilerin, sözlerin ve destek arayışlarının konuşuluyor olması, Alevi kurumlarının bağımsızlığı açısından ciddi bir tartışma yaratmaktadır.
Bugün “güven tazeledim” diyenlerin önce şu gerçekle yüzleşmesi gerekir:
Bu sonuç, bir güç göstergesi değil; bir zayıflık işaretidir.
Alevi yolunda bir ölçü vardır: Dara durmak.
Yani önce kendinle yüzleşmek, önce kendini sorgulamak…
Sayın “üç oyluk genel başkan”;
Önce özüne dön, dara dur, kendini tart.
Sonra çıkıp Alevileri ve temsil ettiğin kurumu konuş.
Bulunduğun yapıda yola yakışmayan durumlar var mı?
Yol düşkünlüğü tartışmaları var mı?
Varsa, bunun gereğini yapmak senin sorumluluğundur.
Eğer bunu yapmazsan, bu yola gerçekten inanan canlar gereğini yapar.
Çünkü Alevilik; sessiz kalmayı değil, hakikati söylemeyi emreder.
Alevilik; biat etmeyi değil, sorgulamayı öğretir.
Unutulmamalıdır ki:
Bu yol kimsenin şahsi kariyer alanı değildir.
Bu yol, Hakk yoludur.
Ve Hakk yolunda hiçbir koltuk, hakikatin üstünde değildir.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum