İstanbul
04 Mart, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

ABD-SİYONİST SALDIRGANLIĞI ÖNLENEBİLİR Mİ?

04 Mart 2026, Çarşamba 00:14

ABD-Siyonist İsrail ittifakının Ortadoğu’daki saldırganlığı bir atağa daha geçmiş bulunmaktadır. İki binli yılların başında harekete geçen bu şer ittifakı, Irak, Libya, Suriye, Venezuela’dan sonra İran’a karşı topeykun imha saldırılarını başlatmış görünmektedir. Bugünkü makalemize şer ittifakının amacı ve ona karşı ne yapılması gerektiği üzerinde duracağız.

Makalemize başlamadan önce, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Nato üslerinden ABD’nin yararlandırılmayacağını açıklaması doğru bir karar olmuştur. Ancak, gerek ülkemizdeki bazı siyasi partiler gerekse de “büyük devletler” olarak bildiğimiz Çin ve Rusya dahil, bu şer ittifakına karşı “ılımlı” ve “tarafsız” açıklamalar yapmaktadırlar. “İki taraf da saldırılarına son vermelidir”  şeklinde beyanlarda bulunmaktadırlar. Oysa saldıran taraf ABD ve Siyonist İsrail’dir. Bir tarafta ülkesini savunan İran, diğer tarafta saldıran ABD ve Siyonist İsrail bulunmaktadır. Silah bırakması gereken saldıran taraf olmalıdır.  

Peki bu tür açıklamalar, şer ittifakının saldırganlığını durdurabilir mi? Bu soruya tarihteki örneklerle cevap verelim. Adolf Hitler, ikinci dünya savaşını neden başlattı?  

Almanya Avrupa ülkeleri arasında sanayi devrimine son katılan ülke olduğu için dünya pazarlarındaki paylaşıma geç kalmıştı. Zira dünya pazarları ABD, İngiltere, Fransa arasında paylaşılmıştı. Almanya burjuvazisi pazarlarda kendisine pay istiyordu.

Adolf Hitler, Alman burjuvazisinin isteklerini yerine getirmek için seçilmiş bir figürdü. Onların desteği ile iktidara gelmişti. Alman sanayi devlerinin hammadde ve doğal kaynaklara ihtiyacı vardı. Oysa, bu hammaddelerin bulunduğu ülkeler İngiltere ve Fransa’nın denetimi altında bulunuyordu. Bunları alt etmeden bu hammade kaynaklarına ulaşamayacaklarıını biliyorlardı. Fransa, İngiltere hatta o dönem Sovyetler Birliği’nin başında bulunan yöneticileri, Almanya’nın bu taleplerini bilmelerine rağmen, gerekli önlemleri almadılar. Hitler’in önce Çekoslovakya’yı daha sonra da Polonya’yı işgaline sessiz kaldılar. Hatta o dönem Sovyetler Birliği’nin başında bulunan Josef Stalin, Hitler ile saldırmazlık paktı imzalamıştı.

İşte o dönem Avrupa ülkelerinde yönetici pozisyonunda bulunanlar, Hitler’in saldırılarına gerekli sert bir tepki vermekten kaçındılar. Yer yer tavizler de verdiler. Ne zaman ki Hitler’in Fransa, Belçika, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerindeki işgal saldırıları başlayınca kendilerine geldiler. Ancak “Atı alan Üsküdar’ı geçmişti.” Çok geç kalmışlardı. Hitler gerekli hazırlıklarını tamamlamış, Sovyetler Birliği de dahil, bütün Avrupa’yı işgale başlamıştı.

Avrupa’daki yöneticilerin Hitler’i yatıştırma ve taviz politikaları çok pahalıya mal oldu. Milyonlarca insan hayatını kaybetti. Yüzlerce şehir ve kasaba yerle bir oldu. Oysa, saldırgana karşı zamanında gerekli tavır ve önlemler alınmış olsaydı, kayıplar en aza indirgenebilirdi.

İşte aynı tutum, yani Hitler Almanya’sına gösterilen ikircikli ve yumuşak tepkiler, Donald Trump ve Siyonist İsrail saldırganlığında tekrar edilmektedir. Bu politikanın sonu ikinci bir Hitler olayına doğru gitmektedir. Zira, Trump’un başında bulunduğu ABD’nin bugünkü amacı ile Hitler Almanya’sının talepleri arasında benzerlikler bulunmaktadır.

ABD’nin hem dünya ticaretindeki payı hem de üretimdeki payı hergün azalmaktadır. Karşılığı olmayan doların etkinliği ve askeri gücün sağladığı haraç düzeni her geçen gün sallanmaktadır.

Ekonomik ve askeri alandaki eski rakibi doğu bloku çökmüş, onun yerini Çin doldurmaya başlamış. ABD, Çin’in gelişimini engellemek için doğal kaynaklarını temin ettiği ülkeleri askeri eylemlerle denetim almaya çalışmaktadır. Gerek Venezuela gerek İran, Çin’e petrol ve doğalgaz sağlayan ülkelerin başında geliyordu. Venezuela’yı denetim altına aldılar. Şimdi, aynısını İran’da uygulamak istemektedirler. Yani, İran’a yapılan saldırının esas amacı Çin’e giden petrolü engellemek, İran’ın doğal kaynaklarına el koymaktır.

Trump’ın başında bulunduğu ABD, sadece petrol ve doğalgaz zengini ülkeleri değil, Kanada ve bir Avrupa ülkesi olan Danimarka’ya ait Grönland’ı da istemektedir. Zira Grönland ve Kanada hem nadir elementler bakımından zegin hem de stratejik açıdan önemli bir konumda bulunmaktadırlar.

Yani, kısaca Kanada ile birlikte Avrupa ülkeleri de ABD’nin tehdidi altındadır. Nitekim bu tehlikeyi fark eden İngiltere, ABD’nin İran saldırısına destek vermeyeceğini ve askeri üslerini kullandırtmayacağını açıkladı. İngiltere’nin bu tutumu bir dünya imparatorluğu kurmuş olmasından gelmektedir. ABD’nin amacının ne olduğunu görmüş, şimdiden kendisine ait olan COMMONWEALTH bölgesi ile İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri olan Kanada, Avustralya, Yeni Zelenda’nın koruması altında olduğunu göstermek istemiştir.

Avrupa ülkeleri içinde ABD’ye en açık tavrı İngiltere almış gözükmektedir. Ancak Fransa’nın da İngiltere’ye yakın duracağını tahmin edebiliriz. Zira Fransa’nın çıkarları ile ABD’nin çıkarları da çatışmaktadır. Gerek İngiltere’nin gerekse Fransa’nın ABD’den bağımsız politika izlemelerinin dayanağı bulunmaktadır. Hem bir orduları hem de nükleer silahları bulunmaktadır. En zor durumda kalacak olan Almanya olacaktır. Zira ne bir ordusu ne de nükleer silahı bulunmaktadır. Üstelik ABD’nin işgali altındadır. ABD’nin Almanya’da onlarca üssü ve binlerce askeri bulunmaktadır. Dolayısıyla ABD karşıtı bir politika izlemesi mümkün değildir. Diğer Avrupa ülkeleri içinde Polonya’nın ve Finlandiya’nın yeterli olmazsa da bir ordusu bulunmaktadır. Rusya ise, Ukrayna ile uğraşmaktadır.

Sonuç olarak, ABD’nin dünyadaki saldırganlığına karşı koyabilecek üç güç ortaya çıkmaktadır. Çin, İngiltere ve Fransa. Eğer bu ülkeler ABD’ye karşı dik durup, kararlı bir duruş gösterirlerse, ABD’yi frenleyebilirler. Aksi taktirde, üçüncü dünya savaşı kaçınılmaz olacaktır. Türkiye bu çatışmalardan mümkün olduğu kadar uzak durmalı ve tarfasızlığını korumalıdır.

 

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum