BATI ANADOLU SELENDİ ,GÜRE VE UŞAK NEOJEN HAVZALARININ STRAGRAFİK REVİZYONU
02 Ağustos 2026, Pazar 17:52Öncelikle bu akademik yazının özellikle benim ilgilendiğim jeolojik alanlarla doğrudan ilişkisi yok. Bu durumu baştan yazayım. Peki, o halde niye paylaşma ihtiyacı duydum ?
Cevabıda şöyle ; çünkü yazı içinde geçen bazı bulgular diğer konularla ilgili bir nevi doğrulama yapıyor durumda.
Yazının tam anlaşılması için benim ne düşündüğümün anlaşılması gerekir. Özellikle değerli taş ve değerli maden konusunda araştırma yapan biri olarak bazı temel varsayımlarım var , önce onları yazayım ;
1-) Türkiye, toprak ve deniz olarak geniş alanları kaplar bu durumda bazı avantajları beraberinde getirir. Sanırım bu varsayımın tartışılacak yönü yoktur ( elbette Kazakistan veya Kanada vs. de avantajlıdır )
2-) Türkiye, üç kıtanın birleşim yerindedir ve bu durum jeolojik çeşitliliğine katkı yapar durumdadır. Bunun sebebide çok açık ama biraz açalım; gerek Afrika kıtasının gerekse Arabistan yarımadasının tektonik hareketleri ,dağ oluşumları, deprem faaliyetleri vb. hususlar. Sanırım bu konuda çok açık şekilde anlaşılabilirdir.
3-) Türkiye , çok farklı iklim ve bitki ile hayvan faunasına sahiptir. Bu durum doğrudan olmasa da dolaylı olarak ana konu ile bağlantılıdır ( Bazı bitki çeşitlerinin maden aramada gösterge olarak kullanılması gibi.
4-) Türkiye, jeolojik tarihi gerçekten çok ilginçtir. Çok uzun zaman topraklarının önemli bir kısmı TETİS DENİZİNİN tabanı olarak var olmuş ve bu onlarca milyon yıl süren jeolojik süreç pek çok önemli sonuçlara yol açmıştır. Bu konu önemli açalım ;
A- Bugün Türkiye’de “melinite opal “ bulunmuş ise bu sürecin doğal sonucudur ( itiraz edeceklere cevabım şu.Yüzlerce adı geçen opalden buldum . Bu opal aynı zamanda petrol ve doğal gaz aramalarında gösterge mineralidir )
B- Bugün Türkiye dünyada en yüksek BOR rezervine sahipse bu sürecin ürünüdür.
C- Bugün Türkiye muazzam “EVAPORİT YATAKLARA “ sahipse bu sürecin sonucudur.
D- Bugün Türkiye dünyada en fazla “HİDROTERMAL YATAKLARA SAHİP “ ülkeler arasında ise bu sürecinde sonucudur.
E- Bugün Türkiye dünyada en çok yanardağ ( sönmüş , sönmemiş hepsi) bulunan ülkelerden ise yine aynı olayların sonucudur.
F- Bugün Türkiye feldspat yatakları ve bununla bağlantılı mineral ve kayaç bakımdan bu kadar zenginse bu süreçlerin sonucudur.
G- Bugün Türkiye “EMERY MİNERALİ VEYA TÜRKÇESİ İLE ZIMPARA TAŞI MADEN GRUBU” olarak tüm dünyadaki rezervin % 67 sine sahipse bu süreç ile ilgilidir. Fakat ne yazık ki bu grubun içinde bulunan “Götit, ,manyetit ve KORUND VE SPİNEL ( ayrıca diaspora( bizde zultanit diye bilinir) , jibsit( Gibsit diyede bilinir, boksit cevheri ana minerallerindendir) ,rutil ( titanyum minerali) ,margarit( kalsiyumlu mika)
meselesi doğru anlaşılmış değildir . En önemliside zımpara taşının büyük çoğunluğunu KORUND oluşturur. Bunun fiili anlamı şudur; Bu bölgeler SAFİR VE YAKUT yatakları dır.
Safir ,bilindiği gibi korund ailesinin bir üyesidir . Korundun değerli taş olarak en sık bulunanı bu değerli taştır ( korundun kırmızı haricindekilere rengi ne olursa olsun safir denir ) Sebebide çok basittir diğer renk veren bütün elementler her yerde bol bulunur. Mesela mavi safir , demir ve titanyum ile oluşur. Bu iki element de yer kabuğunda bulunma oranı yüksektir. Kristal korund için en önemli olan gerekli derinlik ve basınç altında oluşması olayıdır ki bu sıcaklık için şu yazılabilir ;
1-) Metamorfik bölgede 800-900 derece sıcaklık ve buna denk gelen 27-35 km fakat bazı durumlarda bu derinik 15-20 km de olabilir.
2-) Magmatik bölgelerde ise 900-1.100 km de olur.
Bu kadar derinden yüzeye taşınması ise ;
1-) BAZALT PÜSKÜRMESİ: Mantodan hareketlenen lav ( magma) hızla yukarı çıkarken yukarı kısımlarda rast geldiği safir ve yakut kristallerin bulundukları kayadan koparır ( zira magmanın sahip olduğu sıcaklık safir ve yakutu eritemez çünkü safir 2.000 C yukarısında erimeye başlar ancak bulunduğu kayayı etkiler ve ayrıştırır ve tıpkı elmasta olduğu gibi bir asansör gibi davranarak yüzeye çıkarır ( ksenokristal olarak)
Bu tip oluşumlara örnek Avustralya , Kambocya, Tayland
2-) KITA ÇARPIŞMASI VE DAĞ OLUŞUMU İLE :
İki dev gibi kıta sahanı sıkıştırınca alttaki kesim yükselir ve çok uzun sürede dağ oluşumları meydana gelir , altta bulunan safir ve yakut ta yukarı taşınır. Bu tip oluşumlara örnek ise , Keşmir, Myanmar , Sri Lanka .
Hemen her mineralde olduğu gibi ilk oluşum yerlerinden yağmur,deprem, fırtına gibi etkenlerle mineraller özellikle dere yataklarına taşınır. Burada bulmak çok daha kolaydır.
NOT: Yazıya devam edilecek.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum