BİR KEMİK UĞRUNA KAPI DEĞİŞTİRENLER!
21 Nisan 2026, Salı 11:02Rahmetli Süleyman Demirel’in anlattığı o meşhur anı, siyasetin bugününe de ışık tutan ibretlik bir ders niteliğindedir.
Demirel, kendisini ve partisini sürekli eleştiren bir ismi yanına aldırır. Yetmez, bir de milletvekili yapar. Çevresindekiler tepki gösterir:
“Efendim, size küfür eden adamı nasıl vekil yaparsınız?”
Demirel’in cevabı nettir ve düşündürücüdür:
“Daha önce karşı taraftan bize havlıyordu, şimdi bizim kapıdan karşı tarafa havlıyor.”
İşte, mesele tam da budur.
Dün bir kapıdan diğerine bağıranlar, bugün başka bir kapının önünde aynı görevi üstlenebiliyor.
Değişen sadece kapı oluyor, değişmeyen ise zihniyet!
Bugün siyasette de, sivil toplumda da benzer örnekler fazlasıyla karşımıza çıkıyor.
Dün en ağır eleştirileri yapanların, bugün aynı yapıların içinde en ön saflarda yer alması; “duruş” kavramını tartışılır hâle getiriyor.
Elbette, insan fikir değiştirebilir.
Ama, bu değişim ilke ile mi olur, yoksa çıkar ile mi?
Bir makam, bir koltuk, küçük bir menfaat uğruna taraf değiştirenler; aslında sadece yer değiştirmez, aynı zamanda itibar da kaybeder.
Çünkü toplum şunu çok iyi bilir:
Duruşu olan ile rüzgâra göre yön değiştiren bir değildir.
Sivil toplum örgütlerinde de durum farklı değildir.
İnanç, kültür ve değerler adına yola çıkanların; bu değerleri bir “basamak” hâline getirmesi, en büyük zararı yine o değerlere verir.
Rahmetli Demirel’in o sözü aslında bir gerçeği yüzümüze vurur:
Sorun kapı değiştirmek değil,
her kapıda aynı şekilde “havlamaya” devam etmektir.
Ve yazının özü şudur:
Allah kimseyi bir kemik uğruna kapı köpeği yapmasın.
Çünkü mesele hangi kapıda durduğun değil,
o kapının önünde nasıl bir karakter ile durduğundur.
ANLAYANA!


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum