KİNDAR OLMAYIN!
23 Nisan 2026, Perşembe 19:36Toplumların ayakta kalmasını sağlayan en temel değerlerin başında sevgi, saygı ve hoşgörü gelir.
İnsanın doğasında var olan bu duygular, bireyi yüceltirken; kin, nefret ve intikam duyguları ise hem bireyi hem de toplumu aşağı çeker.
Bugün gelinen noktada, özellikle toplumsal temsiliyeti olan kişilerin diline ve tavrına baktığımızda, bu değerlerin ne kadar aşındığını görmek zor değil.
Kindarlık, sadece bireysel bir zaaf değildir; aynı zamanda toplumsal bir hastalıktır. Çünkü kin tutan insan, sadece karşısındakine zarar vermez, en büyük zararı kendisine verir. Zihnini geçmişin hesaplarıyla meşgul eden, sürekli öfke ve intikam duygusuyla hareket eden bir kişinin sağlıklı karar alması, üretken olması ve başarılı olması mümkün değildir.
Hayatın her alanında sevgi varken, kinle hareket etmek insanın kendi doğasına ters düşmesidir.
İnsan, affettikçe büyür; kin tuttukça küçülür. Bu sadece bireysel ilişkilerde değil, özellikle kamu görevinde, siyasette ve sivil toplumda çok daha belirgin bir şekilde kendini gösterir.
Bir makamda oturuyorsanız, bir topluluğu temsil ediyorsanız, artık sadece kendiniz değilsiniz. Sözünüz, tavrınız ve duruşunuz sadece sizi değil, temsil ettiğiniz kitleyi de bağlar.
Bu noktada kinle hareket etmek, kişisel bir tercih olmaktan çıkar; toplumsal bir sorumsuzluğa dönüşür.
Bugün yerel yönetimlerde, siyasette ve sivil toplum kuruluşlarında yaşanan birçok sorunun temelinde, kişisel hesaplaşmalar ve kin duygusu yatmaktadır.
Hizmet üretmek yerine hesap görmek, çözüm üretmek yerine geçmişle kavga etmek, ne bireye ne de topluma fayda sağlar.
Unutulmamalıdır ki; yanlış, yanlışı doğurur. Kinle verilen kararlar, sağduyudan uzak olur. Sağduyudan uzak her adım ise hatayı büyütür. Bu da hem bireysel itibarı zedeler hem de toplumsal güveni sarsar.
Oysa gerçek liderlik; öfkesine yenilmemek, kin tutmamak ve her şartta adaletli olabilmektir.
Güçlü insan, affedebilen insandır. Zayıf insan ise kinini büyüten, öfkesini besleyen kişidir.
Topluma örnek olması gerekenlerin dili birleştirici, tavrı kapsayıcı olmalıdır.
Çünkü toplum, yukarıya bakar ve gördüğünü uygular.
Eğer yukarıda kin varsa, aşağıda huzur olmaz. Eğer yukarıda hoşgörü varsa, aşağıda birlik olur.
Sonuç olarak; kin, insanı küçültür, sevgiyse büyütür.
Makamlar, koltuklar, unvanlar geçicidir.
Geriye kalan ise insanın bıraktığı izdir. O iz ya kinle anılır ya da sevgiyle…
Tercih, her zaman olduğu gibi insanın kendisine aittir.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum