İstanbul
20 Mart, 2026, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.81
  • ALTIN
    2412.9
  • BIST
    9645.02
  • BTC
    66248.09$

TİLKİ, DEVE VE FARE: GÜNÜMÜZÜN MİZAHİ AYNASI

20 Mart 2026, Cuma 20:34

Bir zamanlar anlatılan bir hikâye vardı: tilki, deve ve fare…

Ama bu hikâye masallarda kalacak türden değil.

Bugüne uyarladığınızda; siyasette, iş hayatında, hatta sosyal medyada bile karşımıza çıkan bir tabloya dönüşüyor.

Tilki yine bildiğimiz gibi…

Kurnaz, laf cambazı, ortamın en akıllısı olduğunu düşünen tip.

Deve, ağır ama sağlam; işin yükünü çeken, sesi az çıkan ama gerektiğinde herkesin dönüp baktığı kişi.

Fare ise küçük ama iddiası büyük; “ben de varım” diyerek çoğu zaman kapasitesini aşan işlere girenlerden.

* * *

Üçü birlikte yola çıkar.

Eskiden bu yol çöldeydi, şimdi ise hayatın tam ortası: ihale masası, siyaset sahnesi, STK lar,sosyal medya tartışmaları…

Bir nehir çıkar karşılarına. Bu nehir artık sadece su değil; kriz, sorumluluk, gerçeklerle yüzleşme.

Fare yine öne atılır:
Ben geçerim!

Tilki hemen devreye girer:
Tabii geçersin… ama önce bir strateji belirleyelim.
(Strateji dediği de: “Sen dene, ben bakayım.”)

Deve yine sessizce suya girer.

Çünkü bilir ki konuşarak değil, girerek anlaşılır derinlik.

* * *

Su devenin dizine kadar gelir.
Deve sakin: “Geçilir.

Fare bunu görünce atlar suya…

Ama sonuç değişmez: Deveye diz olan, fareye boğulacak kadar derin.

Başlar bağırmaya:
Bu iş böyle değildi!

Tilki kenardan yorum yapar:
Ben zaten riskleri söylemiştim…

Ama dikkat edin: Ne suya girer, ne sorumluluk alır. Sadece konuşur.

Sonunda yine deve döner, fareyi kurtarır. Tilki hâlâ kıyıda, “ben demiştim” konforunda.

* * *

Bugünün Hikâyesi...

Bu hikâye artık sadece bir masal değil, günümüzün özeti:

Tilkiler bugün çok…

Her konuda fikri var ama sorumluluk yok.

Fareler daha da fazla…

Başkalarının sırtına basarak yükselmeye çalışan, ölçüsüz cesaretin temsilcisi.

Develer ise sessiz çoğunluk…

Yük çeken, işi yapan, krizde ortaya çıkanlar.

* * *

Mizahın Altındaki Gerçek...

Aslında en komik taraf şu:

Herkes kendini tilki zanneder.

Kimse “ben fareyim” demez.

Ama hayatın nehrine gelince herkesin yeri belli olur.

Bir bakarsınız:

En çok konuşan ortada yoktur.

En çok iddia eden zor durumdadır.

En sessiz olan ise yine yükün altındadır.

Son Söz:

Bu üçlü aslında hayatın dengesini anlatır.

Ama her üçlü dengeyi kurmaz, her üçlü başarıya götürmez.

Çünkü gerçek şudur:

Fare çoğu zaman birilerinin sırtında geçinir, kendini kurtarır gibi görünür.

Bazen bu üçlü dengede sonuçta kazanan gibi bile durabilir.

* * *

Ama unutulmaması gereken başka bir gerçek daha vardır:

Her farenin bir de kedisi vardır.

Ve o kedi geldiğinde;

Ne tilkinin lafı, ne devenin sabrı…

Fareyi kurtarmaya yetmez.

Çünkü hesap yapmadan yükselen,her türlü yalanlarla

Başkasının sırtında ilerleyen,

Kendini olduğundan büyük gören herkes,

Eninde sonunda daha akıllı bir avcının karşısına çıkar.

Ve işte o an, hikâyenin en sessiz ama en kesin cümlesi yazılır:

Kazandığını zanneden fare bile, akıllı bir kediye yiyecek olmaktan kaçamaz!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum