TÜRKİYE DE ELMAS VAR MIDIR ?
28 Haziran 2026, Pazar 19:47Biliyorum bu zor bir yazı. Bundan önce yazdığım iki yazıdan bazı farklılıklar içeriyor ( Turmalin ve safir-yakut neden olmalıdır yazıları) .
Öncelikle bu konuya açıklık getirelim;
Diğer yazılarda gerçek o kadar büyük ve açıkta idi ki gülünç bir gerçek ama görülmemelerinin bir iç sebebi de bu olmuştur.Yazıyı okuyan kişiler kolayca ikna olabilir zira bu değerli taşların oluşumunu sağlayan tüm elementler bu topraklarda olması gereken miktarın çok çok üstünde bulunmakta olduğunu hiçbir kimse yadsıyamaz. Benzer şekilde bu değerli taşların oluşması için gerekli jeolojik ortamlarda mevcuttur ve hepsinden önemlisi de bu taşların her birini çok sayıda insanımız ( çoğu amatör,yarı profesyonel kişiler olmak üzere ) tarafından çok değişik yerlerde bulunmuştu ayrıca benim tarafımdan da bulunmuştur.
Elmas konusu pek çok bakımdan aykırılılık gösteriyor. Bazı gerçekleri alt alta yazıp sonuçlar çıkarmaya çalışalım;
1-) Henüz bilimsel yöntemlerle test edilmiş yerli bir elmas bulunmamıştır ( Adana ve Muğla da bulunan konusuna ayrı bir şekilde değineceğiz.)
2-) Elmas ve özellikleri konusu dünyada ve ülkemizde efsaneler ile yanlış bilgilerin cirit attığı bir ortamdır. Kendi adıma “bir elmas nasıl test edilir “ diye gayet anlaşılır yazı yazmama karşın var olan yanlışları kırabilmiş değilim. Bu duruma sesini çıkarmayan akademik dünyanında olumsuz payını eklemek gerekiyor.
3-) ikinci madde nedeni ile belki elmas bulan kişiler olmuş olabilir fakat teşhis konusunda yanılmış olmaları mümkündür.
4-) Elmas varlığı konusunda ilk barikat özellikle akademik dünyanındır. Kendi yaşadıklarımdan biliyorum bu konuda olağan dışı sertlik mevcuttur sırf bu nedenle önceden çok iyi anlaştığım çeşitli düzeyde akademisyen ile ilişkiler koptu. En önemli itiraz önceleri ( yaklaşık on yıl sürdü) şu idi “ Türkiye’de Kimberlit dayk yok ,bu durumda da elmas olamaz!” Bu varsayım aslında çok eski bilgilerden kaynaklanmaktadır. Gerçekten de kaynağı bilinen ilk elmaslar Kimberlit ürünü idiler ( G.Afrika da bulunmuştur) .Ancak bilim sürekli değişim gösterir nitekim 1980 li yıllarda Avustralya'da bir Lamproite dayk da elmaslar bulundu (Argyle Lamproite) ne yazık ki bizim insanlarımız okumayı araştırmayı pek sevmiyor. Yeni gelişmelerden çok geç haberdar oluyorlar.Sonuç olarak iyi niyetli olsa bile çıktı kötü oluyor…Ayrıca bu neticeden bilerek yapılan yabancı etkisini görmek gerekiyor. Bu bilgiyi yine ayrıntılı şekilde yazmıştım Cezayir de ki lamproitler ve bulunan elmasları eklemek gerekir çünkü bir bilgiyi de değiştirmişti yani “kaynağı belli ilk bulunan elmaslar artık G.Afrika değil Cezayir dir.
5-) Elmas bulunması diğer d.taş bulunmasından bazı farklılıkları mevcut , birinci olarak elmas çok pahalı bir taş. İkinci olarak bu d.taş başka değerli taş ve madenlerle birlikte bulunuyor bu durumda değeri daha da artıyor.
6-) Elmas sadece Kimberlit de bulunmaz. Ancak halen bilinen en önemli jeolojik kaynaktır. Ardından Lamproite dayk lar gelir . Hindistan,Avustralya,Cezayir vb . de bulunmuştur ayrıca en değerli olan renkli elmaslar esas olarak bu kaynaklarda bulunur. Az da olsa “Lamprophyre dayk” larda elmas içerir. Ayrıca ofiyolitlerde elmas bulunur,ayrıca meteor impact bölgesinde elmas bulunur, ayrıca uzaydan gelen meteorlarda özellikle karbonado denilen elmaslar bulunur ve bunlar bulunmuştur. Esas kaynak olmadığı halde nehirlerin denizlere döküldüğü bölgelerde elmas çıkarılmaktadır.
7-) Bu genel bilgilerden sonra birtakım çıkarımlar yapılacak. Birincil önemde olarak Türkiye lamproite leri değerlendirilecek.
A- Türkiye’de değişik bölgelerde lamproitler özellikle yabancı araştırmacılar tarafından bulunmuştur. Trakyada, özellikle Ege Bölgesinde. ( Isparta,Muğla,Afyon,Kütahya,Uşak )
B- Türkiye lamproit leri “Akdeniz Lamproit Lerinin” içinde değerlendirilmektedir.özet olarak yazılırsa bu lamproitler iki çeşittir. Türkiye dışındaki ülkelerdeki ( İtalya,İspanya vb.) lamproitler hep aynı çeşit içinde olduğu halde Türkiye’deki ler ise özellikle Menderes Masifindeki Ler ayrı nitelikte olup elmas içeren yapıdadır. Bu konuları anlatan yabancı uzmanların yazdığı yazıyı okurların anlayabileceği hale getirip yazmıştım.
C- Henüz literatürde geçmemesine karşın Denizli’ de bulduğum 17 adet lamproite dayk vardır. Bu jeolojik oluşumları lamproit olarak değerlendirme sebeplerini yazıyorum;
1- Bu yerlerde bulduğum ve “stishovite” olduğunu düşündüğüm mineral.Bu mineralin sertliği kesinlikle dokuzun (9 ) üzerindedir bunun testini onlarca defa yaptım ( yıllarca taş işledim elimde uygun cihazlar vardır ) eğer dediğim taş ise bulunan en büyük stishovitedir( iki santime yakın) . Bir ihtimal olarak da “mozanit taşı olabilir” fakat bu durumda da çok şey değişmeyecektir. Bu taşı “florik asit” içinde tepki vermediğini gördüm. Yani kesinlikle kuvars çeşidi değil. Kesme motoruna taktığım dokuzdan yüksek elmas diskle değişik günlerde denememe rağmen taşta en ufak aşınma olmadığı gibi taş da asla parlama olmadı ve ısınmadı.Not : BAZI KİŞİLER GÖRMEK İSTEMESEDE BU TAŞIN BULUNMASI ÇOK ÖNEMLİ BİR JEOLOJİK KEŞİFTİR.
2- Yine aynı bölgede “ballen kuvarsları “ çok sayıda buldum. Bu minik küreleri bilerek aramasam asla bulunamazdı çünkü çok küçükler . Bilindiği gibi ballen kuvarsları ya meteor impact yerinde ya da onun kadar şiddetli patlamanın olduğu lamproite benzeri jeolojik oluşumlarda bulunur.NOT: BU MİNERALLER TÜRKİYE’DE İLK DEFA BULUNMUŞTUR ,ÖNEMLİ BİR KEŞİFTİR.
3- Yine aynı bölgede “nature glass “ denen sadece impakt bölgelerinde bulunan camsı taşlardan buldum (bunlar obsidyen veya sıradan doğal cam değil) .
4- Yine aynı bölgede “Uvarovite garnet” iki adet buldum bu garnetlerde sadece lamproite dike larda bulunur.
5- Yine aynı bölgede elmas gösterge minerali olan “pirop garnet “buldum.
D- Gelelim Türkiye’de iki ayrı yerde bulunan elmas ve mozanit minerallerine. Biri Adana POZANTI diğeri ise Muğla KÖYCEĞİZ de Çinli bilim insanı ile çalışan türk bilim insanı Yıldırım DİLEK tarafından yapılan araştırmada bulunmuştur. Bulunan elmaslar mikro elmastır. Ayrıca mozanit taşı veya diğer adı ile silisyum karbür ( SİC) bu taşların hepsinin sertliği dokuzun üzerindedir.
Bulunduğu kaynak olarak “Ofiyolit”lerdir diyebiliriz, Ofiyolitler iki kıta parçasının çarpışması sonucu oluşur bu esnada MOHO denilen bölgeden buraya kaya,mineral akışı olabilir. Moho denilen bölge yer kabuğu ile manto arasındaki bir bölgedir bulan kişinin adı verilmiştir.Türkiye’deki yapılan araştırmada yaklaşık 380 km derinlikte oluştuğu bilinen diğer minerallerde bulunmuştur( bu konuda açıklamalı şekilde iki yazım mevcuttur). Dünyada meteor kaynaklı hariç ( zaten meteor impact bölgesinde taşı bulanın adı taşa verilmiştir) ilk mozanit taşı Türkiye’de bulunmuştur.
Bu durumda Türkiye’de elmas bulunmuş olup olmadığını ( mikro elmas olması nedeni ile) bu soruyu konunun uzmanlarına bırakalım.
E- Türkiye yüzölçümü yüksek ülkelerendir. Bu nedenle geçen süre içinde ( onlarca milyon yıldan söz ediyoruz) elbette çok sayıda meteor düşmüştür. Bu nedenle bu yerlerde çarpma şiddeti ile mikro elmaslar oluşmuş olması olasıdır. Ayrıca uzay ortamında oluşan ve kabonado adı verilen elmaslarda topraklarımızda olabilir. Nitekim bu elmaslardan olduğunu düşündüğüm bazı taşlar bulmuştum ancak incelenmesi için verdiğim hiçbir kurumdan bir tanesini bile geri alamadım. Bu nedenle olay şüpheli durumda kaldı. O zamanlarda ( yaklaşık sekiz sene önce) bu tip elmaslar hakkında bilgim sınırlı idi ancak bu taşlarda dokuz sertliğindeki elmas diskleri aşındırdı. Ayrıca taşın en ince kesimine ışık tutunca yeşilimsi oluyordu. Bu taşların obsidyen olma ihtimali olmadığını belirtmeliyim.Ancak yinede kesin karbonado da diyemiyorum.
F- Türkiye'de şimdilik kaydı ile kimberlite oluşumu olmadığını biliyoruz ancak özellikle doğu ve güneydoğu anadolu'da bu yapılar bulunabilir.
G- Çok az bilinen konu olduğu için tekrar ediyorum. Türklerin tarih içinde elmas ve değerli taşlarla ilgisi sanılandan çok fazladır. İki bölüm halinde yazdığım “ilk bulunan elmaslar” bu konuda fikir verebilir. Ayrıca dünyada şimdiye kadar çıkarılmış en büyük ve en değerli elmaslar Hindistan’da kurulan Türk Devletinde ( GOLCONDA bölgesi) bulunup çıkarılmıştır.
Kesin olarak emin değilim ancak tarihte önemli yeri olan ve zamanının süper devletlerinden olan” Hazar İmparatorluğu” gerek işgal ettiği köprü görevindeki toprakları nedeni ile gerekse sonradan burada ki insanlar içinde değerli taş ve maden ticareti yapanların bulunması gerçeği ile birlikte düşünürsek olasılık artmaktadır.
8-) Sonuç olarak ; nasıl aradan geçen onca yıl sonra Anadoluda tekrar altın çıkarılıyorsa elbette birgün bu topraklarda ki her değerli taş ve maden de çıkarılacaktır.
Ders verici olaydır, tarihde ilk altın para bu topraklarda darp edilmişti. İyi niyetli yöneticiler bu tarihi bilgiye dayanarak Almanya’dan uzmanlar getirip altın aratmıştılar sonuç ise hem gülünç hem de acıdır , adamlar “altının hepsi çıkarılmış “ raporu vermişlerdi…Bu olayın önemli çıktısı şudur; Almanya dünyada altını kontrol eden ülkedir ve çoğu kişi bilmez dünyada en fazla altın ithal eden ikinci ülke konumunu uzun süre sürdürmüştür bunun sebepleri ise;
A- Türk halkı altını gelecek garantisi görüp değerlendirmektedir ve özellikle kadınlarımız takı olarak tercih etmektedir.
B- En önemlisi Türkiye en fazla sayıda ham altını işleyip pazarlayan kuyumculara sahip ülkelerdendir. Bu nedenle ham altın işlenerek dışarı satılmaktadır. Almanya ,eğer Türkiye kendi altınını çıkarırsa en zararlı çıkacak ülkedir ve bu nedenle de bu gelişmeyi önlemek için her çeşit faaliyet yürütmektedir.
9-) Sonuç olarak ülkemizde sadece şimdilik lamproite dayk bulunan il sayısı yedi adettir. Burada önemli bir bilgiyi eklemek zorundayım. Bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerinden edinilen tecrübe sonucu bir adet lamproit bulunan bölgede bu bacayla bağlantılı en az on adet ( toplamda 11 adet) daha olduğu kabul edilir ancak bazı ülkelerde bu sayı yirmi sekiz adete kadar çıkmıştır. Yine bir dünya ortalamasıdır her on lamproitten birinde ekonomik elmas bulunmaktadır bu durumda kabaca yapılacak hesapla 7 x11 = 77 en az olacağı ve 77: 10 = ~8 adet elmas olan baca var demektir.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum